13 Şubat 2010, Cumartesi
saat: 23:27


Yıllardır sinüzit bilmezdim şimdi şırınga mı sokacaklar nedir. Sabah kendimden hiç beklenmeyen bir performansla burgazadadaki evi görmeye gitti. Garip bir ev. Bir kutu da üzerine de ev inşa etmişler gibi.

Olsun, faytonla çıktık, aşağı inmekse 5 dakika sürdü. Bir tek ıslak köpeklerin oyun oynama isteğini köreltmeli, imamın mikrofonunu kısmalı, seri katillere yeni adresimizi vermeliyim.

Ama bugün Twefestival diye bir şey duydum. Şaşkınlığa döndüm.

Benden habersizin dışında.
Şafak, yanında bekleyen adam kimdi cümlesinden girdiğinden, hangi adam demişken, ne biçim şey getiriyorsun beynim sikiliyor diyemeden tozu dumana katarak gidiyor.

Bir havaya gitmek bile güzel şimdi. Hava kapalı, her şey kapalı. Bir demirci bir de onların iş aşkı açık. Bileyledikçe biliyorlar. Keskin keskin bil.

Saksı işini alabilirim. Berlinde ne kadar içki içtiklerine bağlı.

Onun dışında hayatım bomboş bir kanepede. Bugün anaya baktığımda herzamankinden daha hızlı yaşlandığımı farkettim.

Yarın için, anneme orkide yolladım. Çünkü uzun süre ondört şubatlarda bana arkadaşlık yaparak, arabayla hoşlandığım çocukların sokağından yeni türkü dinleyerek geçmeme izin verdi. Bazen leman sam da oluyordu. Annemin o dönem kızıl uzun saçları vardı ve biz kardeşimle ondokuz mayıs stadyumunun yarısına işenen havuzuna gidiyorduk.
Ne acı.
Ben de özüm ablanın bursuyla gittiğim yüzme klübünde-çünkü bizim apartmanda, klübe gidebilecek birisi daha varsa özüm abla dışında o da benimdir, her şey çok iyi gidiyor her kesi utandıran götümü suyun altında buruşukluktan seçilmeyecek bir hale getiriyordum ki, o gün birden altıma sıçtım.
Sarı mayo aldığı için annemle beni temizledikten sonra bir kaç hafta konuşmadım ve sinüzitlerimin de çıkması neticesiyle bir daha klübe gitmedim.

Üstelik ismi kurt olan bu klüpten ailemin toplumdaki yerini sarsacak bir şekilde ithal edildiğim özgüvenimi yitirmiş ve fazla gülersen çabuk yaşlanırsın diyen annemi daha az dinler olmuştum.

Ah ah.



istanbul
hosting