14 Şubat 2010, Pazar
saat: 22:16


klavye kedim sayesinde bozuk. o yüzdendir ki bu günceyi yaklaşık 45 dakikada ancak bitirebilirim. hatta o yüzden bilmemkaç gündür yazma girişiminde dahi bulunmadım...

felix dostumla ne çektiğimizi bir biz biliriz şu 3 gündür. sanattan anlamayı geçtim varlığımızın dahi farkında olmayan insan güruhuna müzik yapmak kabus gibiydi.

peçeteye istek yazıp üst kattan yollayanı mı ararsın, sırf flüt çalan hatuna yazmak bahanesiyle dinliyomuş gibi yapıp fotoğrafımı çekmeye çalışanı mı ararsın yoksa 10 dakikalık arada zar zor bulduğumuz sandalyeme bir teyzenin tünemesini mi...

ben orada burnumla bach, kulağımla mendelssohn çalıp gözlerimle beatbox yapsam bile kimsenin umrunda değil ki.

o yüzden "yedir gitsin felix!!!!" son 3 günün en bomba repliğiydi. nasıl olsa anlayan yok. olsa bile sesimiz çok az duyuluyor rezalet akustikten... zaten bugünkü yerimiz itibariyle sesimiz hiç duyulmadı bile.

bugün önce giriş kapısında olduğumuza; sonra da ayakta çalacak olmamıza şaşırdıktan sonra kazan kaldırdık tabi. manyak mıyım ben 3 saat o topuklu ayakkabılarla ölümüne müzik yapıcam? ki ben bu işin akademik kariyerini yaparken sokak çalgıcıları gibi mobil müzik hizmeti mi vericem pardon? sonra sandalyeler geldi de rahat ettik.

yedir gitsin....

telemann hayatımızın eseriydi ayrıca. bir parçanın sadece ilk bölümü 15 dakika sürer mi ya. sonradan alıştık tabi otomatiğe bağladık. sıfır duygu, yalnızca nota... ikinci bölümü allegro ama biz ölümüne lento çaldık. o da 25 dakika kadar sürüyor zaten. iki telemann sonra ara, sonra mazas duo, yok efendim lopold mozart bilmemne. gerçi mozart çalmadık. nasıl gözüm korktuysa...

mendelsshon un acemi avcı adlı eserini sonsuz tekrarla önce largo, andante, allegro ve en son pressitimo aldık. bir de bach ın kemikleri zonkladı zira re minör rondoyu majör yaptık. zaten iki ölçü sonra felixin do diyezi duyunca koptum devam edemedim.

offf bitti sonunda...

aslında anlatacak o kadar ççok olay var ama yazacak halim kalmadı benjamin.

yorucu ama çok eğlenceli bir iş deneyimiydi. almiradan sonra cennet gibi geldi haliyle.

mi minör telemann beynimde yankılanıyor hala tondan çıkamadım.

hadi başlıyorum ben:

miiiiiiii, siiiii, sooooool, fa diyeeeeez.....

istanbul
hosting