|
16 Şubat 2010, Salı
saat: 00:31
her günün aynı geçtiği, yapışıp kaldığım koltuğumdan, çürüyüp giden bedenimin bir umudu haline gelen bilgisayarımdan kopuşum; kopmak zorunluluğum.. nedenini bilmem umutsuzluğumun. aslında kaparım gözlerimi görünmek istenenlere.. yüzleri aşmış, boş gökyüzüne uzanan, içi boş sahipleri dolu çaresiz avuçlardan biri olan ben, bulduğum çareyi buruk, mutsuz kabul edişim.. nedeni ataletsizliğim.. nedeni kaybolan kendime boyun eğişim.. nedeni var olan ümitlerimi tarumar edişim.. yarın, yeni bir güne alışılmışın dışında bir saatte merhaba diyeceğim. yarın, belkilerle dolu bir yeni işte bulacağım kendimi.. ancak şimdi yarına başlayacak ben değilim sanki.. içi boş bir matruşkayım.. doldurmak isteyen doldurucak; beğenmedim mi bir başka ben çıkarıcam karşılarına; ama her seferinde daha da ufalıcam benliğimde.. bölüne bildiğim kadarıyla bölünücem ve ayrı kentlere daha iyisini bulabilmek umuduyla postalayacağım her bir parçamı. ben, geri dönüp, şimdiki gibi nerden başlayacağını bilemeyen ancak devam eden bir hayatta öldürücem kendimi... | ||
|
|
||