16 Şubat 2010, Salı
saat: 01:49





Yazarın Notu:

İzleyeceğiniz herşey kurgudan ibarettir.Biriyle olan herhangi bir benzerlik görürseniz tamamen bir tesadüftür. diye de uyarmıştı daha filme başlamadan önce. ancak o kadar güzel kurgulanmıştı benim hayatım lan bu demekten kendimi alamadım. Dünün, bugünüm ve emin olmamakla birlikte yarınım diyebilirim (:
Tavsiye etmek saçma olur tabi ki yinede
Aşkın 500 günü (500 Days Of Summer) diye filmin adını verip konuma gireyim.


Öğlen saatlerinde Yıldız Tilbe Delikanlım şarkısının anısını anlatırım demiştim. Anlatım:

Kaç yaşında olduğumu hatırlamıyorum. Yer Ladik idi. Annemin bir arkadaşına (belkide uzaktan çok uzaktan bi akrabasıydı)gitmiştik.Bilindik aile ziyaretleri işte. Evin bir de kızı vardı. Ya aynı yaşdaydık ya da bende büyüktü, küçükte olabilir (: (kararsız değilim sadece hatırlamıyorum) Ben her velet gibi kapı kenarlarına tırmanmış öylece duruyordum. Hatunda hemen dibimde yerde oturuyordu. sohbet muhabbet neydi bilmiyorum ancak hatun (diyorum çünkü adını da hatırlamıyorum) birden "kalbim duraksız haykırışlarda ne yapsam vazgeçemem senden aslaaa, hafife alma, aşk vurur insana bu kadar kolay sanma delikanlım" diye patlatmıştı şarkıyı. Bende kuş bakışı onu izliyor ve dinliyordum. Hoşuma gitmişti şarkı. hani böyle delikanlı melikanlı diyor bende kapı kenarlarında tırmanmışım (: tabi o zaman aşk sevgi filan bilmiyoruz. o şarksını bitirene kadar ben öyle sipidermen gibi inmemiştim kapıdan.Şarkısını bitirince de bişey demiştim kızmıştı. Hatun esmerdi, sanırım o günLerden kalma bişey bendeki esmer tutkusu. İşte ne zaman bu şarkıyı duysam aklıma hep o gün gelir. Ben öyle kapıda asılı, hatuna tepeden bakıyorum. Nostalji olduk bugün, anlatim dedim Murteza'ma. O zamanlar hatunlar beni seviyorlarmış Lan (: şimdi ayakları kıçlarına vurarak kaçıyorlar. Tabi Biz büyüdük kirlendi dünya. Ya da ben kirlendim, ne bilem belki onlar kirlendi, yada kirletildi. bi dalavere oldu orda ya neyse (:


- En kötüsüde inandığın herşeyin yalanda ibaret olduğunu farketmek. bu çok kötü. bilirsin kadermiş, ruh eşiymiş, gerçek aşk ve bütün o çocukca peri masalları. Çok saçma. Sen haklıydın seni dinlemeliydim.
+ Ben sürekli düşündüm ve sen haklıydın. Haklı çıkmadığın tek bi konuda var o da benim.



Herifin öğrendiği bişey varsa oda basit bir günlük bir olaya sıradışı kozmik anlamlar yüklenmemesi gerektiğidir. Tesadüf... olan biten herşey buydu. Sadece tesadüften başka bişeyler değildi. Herif artık mucize diye birşeyin olmadığına inanmıştı. Kader diye birşey yoktu. Olacağı varsa olur diye bişey yoktu. Biliyordu ama artık emindi.





istanbul
hosting