16 Şubat 2010, Salı
saat: 18:19


ne kadar aksini oynamaya çalışsam da gerçeğin gayet farkındayım. uzun süredir ellerimi sıkarken ayaklarımı kasarken buluyorum kendimi. ama bugün daha bir. halıları fırçaladım hareket edersem serotonin dopamin üretiriz, mutlu oluruz diye. işe yaramadı. belki de hayatımda ilk defa kendime harika bir yemek hazırlamaya bile isteğim yoktu.

kartımda birkaç lira kaldığını hatırladım. gidip onunla gofret mofret aldım. şeker krizidir belki. uzun süredir şekerli bir şey yiyip içmiyorum. bu gerginlik çok kötü. kilometrelerce koşsam ancak enerjimi tüketebilirim gibi geliyor. ama onun yerine yattığım yerden gözümün en önündeki nesneye, yatağı örttüğüm pikeye bakıyorum. onun karelerini sayıyorum. ve hiç rahatsız etmiyor bu.

ağlayacak çok şeyi olmak fekat bir türlü ağlayamamak. kendi kendime inlemeyi bile denedim. ses çıkarmayı. biraz işe de yaradı açıkçası. bir şeyi harekete geçirdi, nedir bilmiyorum. bir şeyi açığa çıkardı. ama kafamdaki bu değildi tabii. ağlamak istiyordum. olmadı.

öpüyorum güncemkom.

istanbul
hosting