|
19 Şubat 2010, Cuma
saat: 12:08
ekmek dersen gelirim bölüşüp göğümü göğsüne ıslık ıslık dağ dağ yıldız yıldız gece gelirim ekmek dersen nasırlı ellerimi gerip yere ıssız vadi gibi ürkek gece dersen dizimin bağı dolaşır göğsüme sabahımda unuttuğun yanık dudağın ıslatırken gelirim sarı saçlarımı şafak dirimlerinde mahmur uyku gibi gelirim ekmek dersen içimden göçer kuşlar gün batımına uzun ekmek dersen gömdüğüm saman çöpüme yağmur düşer çözülür sırrı gönlümün ekmek dersen alınganlığım artar sığmaz olurum göğsüme şiirim kapıda kalır ekmek dersen gözlerine yuva yapar göçe geç kalmış serçe | ||
|
|
||