20 Şubat 2010, Cumartesi
saat: 09:25


uzun zaman sonra dun


öğlen vakti
hiç planlamadan
hayatın akışı doğrultusunda
arabayı caminin oraya park edip
abdest aldım
soğuktu su

hava guzeldi ama

cuma namazına gittim

ama kıldığım cuma namazı değildi
sadece namaz kılmak
kıyamıyla
rükusuyla
secdesiyle
bir namazdı kıldığım

ermişmiyim bilmiyorum ama içimden bir ses camide erdemi göreceğimi söylemişti bana
adetimdir farzlarla yetinirim
iki rekatı kılıp camiden çıkarken
erdem kolumu tuttu
sen müslüman mıydın ? diye sordu
göstermiyor muydum ? dedim ben de
neyse erdem bey e seni göreceğimi biliyordum demedim,


cuma uzun bir gun olmasına ragmen gunun buyuk bolumu arabada uyumayla geçti saat 15:00 sularında lokantaya gittim öğlen yemeğine

lokantada telefon geldi
elimde bir iş oldu
bu işin olması iyi oldu
erken bitsin diye geçirdim içimden
erken de bitti

yolumu sapancaya çevirdim
boyle guzel havalar boyle yaptırıyor bana
sonra herhangi bir amac olmadan yolda ilerlemek beni zora sokuyor... hep sokmuştur da
bir yerden hareket ederken kararsız çıkmak kadar zor bir şey yok hayatımda
kendime çoğu kez çemberin dışından bakmak istesem de bu mumkun değil.

ama dunya üzerinde hep aynı şeyleri yapmak bende yenilgi hissi uyandırıyor

sırf bunun için bile sürekli yapabileceğim bir işi bırakıp hiç yapmadığım bir işi yapmaya başladığım çok olmuştur...

sabah oldu geceyi tekrar uyumayla geçirdim
eve geldim biraz internet ama eskisi gibi internet cazip gelmiyor ki.
sonra kanallarda ki dizilere baktım hiçbiri beni sarıpsarmaladı
ama bir çok izleyicisi var bunların

herkes aynı hayatı yaşıyor veya yaşamak mecburiyetindeymiş gibi gösteriyor geliyor bana bu diziler
çok uyukuyu seven biri miyim? hayır, ama çok uyuyorum hele ki bu hafta hep dinlenmek ve uyumakla geçti grip sağolsun.
grip de geçti gitti
cuma da geçti gitti
bugun bir kitap bulayım başladığım gibi o da bitsin geçsin hayattan ..

istanbul
hosting