|
21 Şubat 2010, Pazar
saat: 17:13
düzlemim içindeki bazı noktalar yanlış yerlerde konumlanmışlar, tekrardan düzenlemek zor. olduğu gibi de kabullenmem gererekiyor. geçen yaz bir projeye dahil etmiştim kendimi, güzeldi. gerçi geçen yaz mı yoksa önceki mi onu bile hatırlayamıyorum şu an. neyse telefon geldi, sevindim güzel haberler aldım. tekrardan dahil olabilmek çok keyifli olurdu, üretkenliğimi tetikleyebilir belki bu durum ama bunun için yarın sabah oldukça erken kalkmam gerek ve nasıl olacak hiçbir fikrim yok, bu durum yüzünden oturdugum yere lanet ediyorum bazen. çok sıkıcı güncesi, "nasıl olacak ya of" diyerek üzerine düşünmeye başlamak bile o kadar sıkıyor ki. neyse deyip kestirip atamayacağım şeyler de vuku buluyor üstüne üstlük. çok karıştı aklım yine, bir akıllı bir deli hamurunda iki zihinle yaşamak ne zor. birbirlerine ayak uyduramıyorlar bir türlü ve ben sürekli yorgun düşüyorum bedenin kendisi olarak. ah neyse çok sıkıldım, saçmalayasım vardı biraz. tekrar karıştırmamak için düzeltmiyorum hiçbir şeyi, ama çıkmaz. hep çıkmaza sokuyorum burnumu, kokular karışıyor. yarın bir olsun da, tuvalete koşmalıyım şimdi. ç. geldi beynimi yedi. yok vizesiydi osuydu busuydu uğraşırken, "noldu kızım bizim gidiş?" diye sokuşturuverdi yine..iki dakika sakin kalayım, nefes alıp verişimi düzene sokayım bir bakacağım ben sen merak etme. sen kendi işini hallet, git gel rahatla da. bana yığmasanız hiçbir şeyi olmaz..ben ta-şı--ya-mı-yo-rum bazı şeyleri anlamak zor mu bu kadar. beni sizin toparlamanız lazım, ben beceremiyorum şu süreçte. dürtükleyin biraz, ayağa kalkmama yardım edin yük bindirmeyin daha çok. zaten ağırım yeterince, kambur sırtımla. neyse ben tuvalete gidecektim. bu kadar şapşallık kafi. çıkıp eve gideceğim ama üşengeçlik oturdu kucağıma, kalkmak bilmiyor. | ||
|
|
||