|
22 Şubat 2010, Pazartesi
saat: 17:07
bir dolu işin arasında kalmış haldeyim, eski bölümün işleri ya da eski bölümden yayın çıkarma işleri demeli, yeni bölümün proje yazımı, bunların üstüne ders yükleri binmeden tamamlamalıyım aksi halde bir sabah sürmenaj olup kim olduğumu hatırlayamayacağım. bir de tabi çılgınca enerjim var ki bu ara düşman başına, gezmek tozmak üzerine kurulu bir hayat istiyorum, sırf aksiyon olsun diye yarın sabah ö. de kahvaltı yapıp geç gelmeyi planlıyorum okula, gerisini sen düşün lisans hayatımı özlemiş olabilirim belki de, o zaman da sabah derse geç kaldığımda rukan'ı arardım -- naber len uyandın mı? - yok ya kalkamadım daha yataktan -- sen çayı koy, geliyorum ben akabinde üniversite pastanesinden börek, gözleme ne varsa alınır, tv karşısında sofra hazırlanır, seda sayanla kahvaltı yapılırdı ya da öğlen yemeğinden sonra --rukan şimdi ne ders var? -beno'nun dersi, proses dizayn --aman ya çekilmez ki şimdi o -girsek de anlamıyoruz, girmesek de ya --e o zaman "iki çay alabilir miyiz, demli olsun" o okulu nasıl oldu da hangi ara bitirdim hala bilmem derin bir nefes alıp çalışmaya devam etmeli ki yarınki kahvaltı keyfini hakedeyim değil mi? :) not: dersin adı bile aklımda yanlış kalmış proses kontrol, o denli sevmemişim ne adamı ne dersi:) | ||
|
|
||