|
24 Şubat 2010, Perşembe
saat: 23:42
eski patronum eö.'nün bir gününden: çorba (ayran içine altınbaşak) hazırlanır üstüne ana yemek (altınbaşak yanına ayran) de yenir, canı tatlı ister çocukların, özenle hazırladığı, paketlerini açmak için uğraştığı vişneli k-bar'ları koyar tabaklara. ertesi gün temizlik vardır. ne de olsa 21 mart olmuştur. en son 21 aralıkta kış temizliği yapılmıştır. "daha mı az gelse bu temizlikçi" diye düşünür. "yalnızca ekinokslarda gelsin" der. senede 2 kere adam olana çoktur bile. ofiste de aynı şekilde yürür işler. halılar artık renklerini toptan siyaha dönüştürünce yenileri alınır. temizlemeye gerek yoktur artık. bir yıl sonra bi süpürülse yeter. akşam yatağına yatar, başını yastığa koyar ama gözüne giren ışık yüzünden uyuyamaz. yatağın radyoaktivitesi yükselmiş, geceleri parıldar olmuştur. artık onun da yenisini alma vakti gelmiştir. hem camları da değiştirmiştir ama ardından yağmur yağmıştır. tüh, ne güzel temizlenecekti değiştirmese. birkaç ay daha idare ederlerdi halbuki. neyse, sabaha kalkıp kahvaltıda altınbaşak'la ayran hazırlaması gerekir. uykuya dalar. uykusunda korkunç bir kabus yakasını bırakmaz: ofis haftada bir temizleniyordur. düşman başına ! (b.'la yaptığımız telefon konuşması üzerine...) | ||
|
|
||