|
25 Şubat 2010, Perşembe
saat: 09:33
Yalnızlığıma esiyor rüzğar.Tutunamadığım yalnızlığma.Tutamadığım dünlerimden,elimden kayacağı belli yarınlara... Çocukluğumun ninnilerini söylerdi bana çocukluğumda.Bir agaç dalına kurulan beşikte karıncaların,börtü böceğin kulağıma fısıldadığı ninnileri... Büyümeye başladığım zamanlrın akide şekeri,jöle kokuları,renklerin çokluğundaki yokluğun çocukluğumda açtığı yaraları... Gençlik denen çoşkun derenin her şeye yetecek sandığım zamanların aslında benim olmayıp deli cesaretine kurban verdiğim,bir anlamaza döktüğüm yaşların saçma bir nedenle kalakaldığını... Buğün yaşananların aslıda birzamanlar yine yaşanıp bazıları çocuk bazıları genç olan bu gün yaşlılarının ''biz bu filmi görmüştük''demelerinin gerçegin ta kendisi olduğu yalnızlığını... Haklısın broca hemen çalmalıyım o dostun kapısını... Yoksa bundan sonrama keşke diye başlayacağım... | ||
|
|
||