|
25 Şubat 2010, Perşembe
saat: 12:35
Eve mektup gelmis, anneme kimden diyorum, senden diyor. -ne zaman gondermisim anne? -3 sene once. -kime? -kendine. -??? Iki sene once, tum bu italya macerasina baslamadan once, bir hazirlik egitimine katilmistim. orada kendimizin 2 sene sonraki haline mektup yazmamizi soylemislerdi ve bu mektuplari 2 sene sonra bize gondereceklerine soz vermislerdi. Ben mektubu yazali nerdeyse 3 sene olmus ve gecen gun gondermisler mektubu. Bir kelimesini bile hatirlamiyorum mektubun, hatta varligini bile unutmusum boyle bir seyin. Gozlerim doldu annem mektubu okurken, yapicam dedigim ne varsa hepsini hatta fazlasini yapmisim. Mektubu ben almak isterdim, elime gectigi an ki o saskinligi yasamak isterdim ama neyse, yine de guzel oldu. Haftanin 2 gunu okulda calismaya basladim, bugun dersimin ilk gunuydu. Sinifa girer girmez kacasim geldi, Buongiorno ragazziiiii diye bagiriyorum ama kimse beni sallamiyor. kimisi ayaklarini siranin uzerine koymus, kimisinin elinde oyun konsollari, kimisi uyuyor. aramizdaki yas farkinin 3-4 yas olmasi ve benim onlari Italyanca azarlayamamam bazen dezavantaj belki ama italyan olmamam bazen avantaja da donusebiliyor. Ve bugun farkettim ki bazi kelimeleri unutmusum gibi davranmam ve onlardan yardim istemem her zaman ise yariyor. Sonuc olarak; sabah erken kalkma kismi disinda sevdim bu isi. Ofise dondum simdi, artik cok fazla tatli yememeye karar vermemin ilk gunu, ofistekilerden birinin dogumgunune denk geldi, sozlerimi de tatlilarimi da yedim bir guzel. Hava gunesli, Reggio'ma bahar geliyooor. Bu sarki da kisin bitimi icin gelsin; How it ends - DeVotchka | ||
|
|
||