26 Şubat 2010, Cuma
saat: 00:31





şehrin kırık-lıkları dokunurken ışık ışık..
bir avuç istanbul getirdim sana sevgilim..
dudak iziydi dökülen gözlerimden,

bulaşmıştım aşkın seceresine limanlarında,
yağmalamıştım kentini az deli az biraz maşuk,
deniz tuzu gibi sancı sancı küfretmiştim ya sonra,
hani bir arabanın sıçrattığı suda boğulduğumuzda,düşmüştü ilk yağmur damlamız..
ben gözlerinde nesli tükenmiş bir tortu..
kokusu iliğime kadar işleyen serin bir yıldız çığlığı gibiydi şarkımız..

nefesin omuzlarımdan dökülen bir bahar yaprağıydı şimdi..
fermansa eskitilmişliğinden sararmış bir kağıt yalnızlığı..
adı aşk... kokusu şarap...

vedalarımın adı b-aşk-a...ko-r-kusu harap..
el-i lal,şehri serin bir gidişti şimdi bunları bırakan başucuna..
kabuklarını soymadan,sorgulamadan,soyunmadan sevdiğim...
çok özlendin...!



istanbul
hosting