26 Şubat 2010, Cuma
saat: 15:41


....

yazamıyordu. öylece oturuyordu. kımıltısız. ürkütecekmiş gibi kelimeleri titizleniyordu. gözlerini kırparken bile teleşlıydı.elini açık camdan dışarı uzattı. yağmur yağıyordu. eline çatınının kiremit oluklarından birikmiş yağmur döküldü. siz olsanız yağmuru avucuma tane tane yağdırırdınız. saatlerdir gelmesini beklediği cümle gelmeyince. ya diline dolaşan küfrü yazmalıydı. ya da kiremit oluğundan yağmuru toplu dökmeliydi. bu da yerleşik anlatılara bir nevi küfür sayılırdı. yerinde manzaralar çizemiyorsan yanlış görüntülerin üzerine boya fırlatmalısın. hatta sokağa çıkıp tüm apartman duvarlarına "kahrolsun" yazmalısın. kaldırım taşlarından ot filizlenmeyen yollar kahrolmalı. küfretmelisin köpek seslerini susturan çağa.

cam hala açıktı. dışarı eline yakındı. yağmur bir adım uzağa damlıyordu. gürültüsüz. naif. adamınsa oluk oluk küfürler döküldü avuçlarına...

camı "hoh" ladı. açık cümleler geçti aklından.





istanbul
hosting