27 Şubat 2010, Cumartesi
saat: 01:11


neredeyse üç aydır taksim e gitmemiştim, en son geçen cuma birde bugün. tuhaf hiseediyorum adımlarımı atarken sokaklarında ve bir süre daha böyle gidecek bu, biliyorum. ve anladım ki demlenmeden ne belleğimin iğnelerini ne o kalabalıgı kaldıracak gücüm yok. dolayısıyla mevzuu bahis süre boyunca geçmek taraftarı değilim o taraflara kafam tüm o çirkinliklerden kurtulup güzelleşmeyecekse. zaten, öncelikle kalabalıgı ve gürültüsünü sevmiyorum. bugün b. ile uzunca zamandır geçirmediğim kadar eğlenceli bir gün geçirdim, unuttuk bütün sıkıntıları serserilik yaptık biraz işle karışık. sonra gittik erken vakit nevizade ye kalabalığın pis ruhu çökmeden üzerimize, günün yorgunluğu şerefine bir kaç kadeh attık karşılıklı. tünel e alışmışken o kadar, orası da garip geldi, ne zamandır gitmiyordum. eve döndüğümdeyse güzel bir balık ziyafeti beni bekliyordu. şimdi ise huzursuzluk uykusuzluğu peşinden sürükleyerek üzerime gelmekte.
birbirlerini ayartmasalar olmaz.

kedi misali koltuğuma sırnaşmış, boş boş bakınıyorum ekrana.

sıkıldım. ve sıkıntı sikip attı koynundan bütün bu günü.


istanbul
hosting