27 Şubat 2010, Cumartesi
saat: 17:29


Ne yazık ki, kime benziyorsun biliyor musun sen dediğimde,
Aynı şeyi duymaktan biraz yorularak, sen demeden ben söyliyim, gözlerim Seren Serengile, saçlarım Hayat Bilgisindeki barbieye genel duruşumlada Pınar Altıtuğa benziyorum diyor. Ona, İstanbulda bie cast müdiresine yapılmış bir şakayı anlattığımda, eline cep telefonunu alıp, araba sürerken Chanel marka güneş gözlüğünün ardından, peki o cinci hocanın telefonunu bana verebilir misin demişt.

Sevgilime ise, bir cenazeye iştirak ederek ailemle tanışan sevgilime, en içten tavrıyla, sen alekümselam biliyor musun? Biliyorum dedi sevgilim de. Dört kitaptan biri. Bence cenazenin en keyifli diyaloglarından biriydi.

Bu aralar, beni beğenen bir grup insan var. Onlarla vakit öldürüyorum.

Dün kutlama gibi bir şey için-ama aslında biraz hüzünlüydü- cibalıkapı balıkçısına gidip, topkek benzeri bir şeyler yiyip acı rakı içtik, sonrada da Ghetto isimli yerde baba zula izledik. Önce berlinli bir grubu dinledik, sonra baba zulayı.
Sonra yorulduk, eve gelip geğire geğire yattık. Aşkat, artık yastıka da ortak oldu, tam aramızda başınız yastığa koyup, kuyruğuyla ikimizi de yokladıktan sonra bir allah rahatlık versin çekip uykuya dalıyor. Kimi yakalarsa sokakta falan, bağırarak bizim odaya çağırıyor. Kedimiz ayakta yatalak oldu diyebiliriz.
Acaba bu bir tesadüf mü.
Neyse vedanın galasında da neredeyse bir millet meclisi kurma kararlığında içen siyah beyaz gürühta, az da olsa kendimize bir eğlence bulmuştuk.
Yeşilçam livanelisi yalnız zeybekli. Abooov. Ne ağır çekim ne ağır çekim. Sevgilim sonra doğru dedi, nefret ediyorum savaşın böyle pornografik pornografik çekilmesinden dedi. Katıldım. Korkunç mesajlar. Korkunç saçlar-bu bizim sesteki ekibimizdi, öyle olmaması kaçınılmazdı.-Onu bırak, her cümlede bir alkış kop.. Özellikle atatürkümüzün kazım karabekire, yaz, çarşafı değiştiriyoruz, alfabeyi değiştiriyoruz falan gibi birer cümlelik notları alınırken, her bir maddede bir alkış koptu. Ama nasıl. En az fesi kaldırıp şapka koyuyoruz da geldi. Bir iki cılız ses.
Çıkışta, bizi balattan geçirecek bir taksi ararken, müjdat gezen upuzun bir minübüsüne atladı,. Müjdet gezen de acaba bizi görecek mi.
Bugün, sucukların yağını lavaboya döktüğüm için lavabo tarafından yağmalanarak tıkandık. Allahtan kaynar su ve tesisatçım var.
Ama otostopçunun rehberindeki gibi, mutfak her bir şey düşündüğümüzde pata köte bizi dövüyor gibi. Su kaynar akar süt taşar. Bir gerilim bir ölüm tuzağı, dur daha ya.

Paranormal aktivitiesde hiç korkmamıştım. Bayağı da korkmadım.. B çok korktuğunu söyleyince bana da acaba korksam mı diye derinden bir korku geldi.

Jacobun filmi izledik. Ukrayna şansına o yıl şampiyonda olunca, öngörülü dökümenter devrini başlatmış.

Amcamın Rüyası diye bir dost. Kitabına denk geldim. Hiç duymamışız bile.O beni oyalıyor, dün de hayatımdaki ilk reşat nurimi okudum utanıyorum ama ben yaprak dökümünü dizi olarak seviyorum. Diğerlerinin aksine, 5000 bölüm de olsa izlerim gibi geliyor.
Ortaokuldayken carnaval mı ne bir çocuk pembe dizisi vardı. O aralar tek bir dilek dileme hakkım olsa, o dizinin hiç ara verilmeden 24 saatler 48 saatler sonsuz saatler devam etmesini dilerdim. Dilediğimiz şeylere dikkat etmeliyiz. Benim bu konuda bir puanım cepte gibi. Dileyip de olduğuna hala inanamayıp gerçek olmasını dilediğim bazı bazı benler.

Evet, mutfak böyle yapınca, ve bal kaymak olmasına rağmen evde ayıptır söylemesi, içinden bir türlü çıkamadığımız bir ağın içinde, ne debeleniyoruz, bekliyoruz, olmuyor, oluyor, karışık işler.

Dün, akşam, B, içinde bir öfke olduğunu söyledi birisiyle adamakıllı sinema ve kilise hakkında kavga derecesine varan tartışma yaşamak istediğini söyledi. Ben sana mahalleden bir iki mazlum bulabileceğimi söyledim.

Tüm bunlar ne yazık ki adada hala yaşayan bir orospuyla ilgili. riyakar, çirkin pis kadın. allam allam. Onunla kafamızdakavgalar ediyoruz, hatta, dünyalar canım cananım beatles güneş gözlüğümü de orada kırmış olmam cinler değil de nedir.

Böylelikle bugün kuzenimi arayıp bana da bir cin çıkaran hoca tavsiye etmesini istemek geçti aklımdan. Bal da vardı kaymak da ama sanki cinde.



istanbul
hosting