|
27 Şubat 2010, Cumartesi
saat: 22:52
Son sevişmemizden bana kalan gidişin Kime bakacağımı bilmiyorum artık Hangi yöne koşabileceğimi Daha ziyade koşup koşamayacağımı dahi bilmezken Kendi içimde dönüp dolaşıyorum, Hiçbir şey olmamış gibi, Rutubetten kabarmış göğüs kafesim ihtişamsız bir vazgeçiş için geriye doğru saymakta, Bedenim sınır ihlali ile değiş tokuşta, Tüm fenerlerim ha söndü ha sönecek, Nefesim desem, Kesildi bile, Bürüt ağırlığına yenik düşmüş bir halde Çöküyorum,içimdeki intihar kuyularının dibine doğru Usul usul bakmaktan başka bir hal çaresi kalmamıştı gözlerimin ardından Sözlerim ise ağzıma zımbalanmışçasına suskundu Kapıyı çekmeden önce Perdeleri kapat Bazen karanlığa da ihtiyaç duyar insan Bazen terk edilmeye Hatta bazen de vakitsiz bir ölüme ihtiyaç duyar (sessizlik...) Sen sonkez soyunurken fark ettim Aynı renkti aslında tenlerimiz Saçlarımız Gözlerimiz Bir birimize kaçarken sarf ettiğimiz nidalar bile aynıydı Ben hiç bu kadar ölmemiştim Yakınından dönmemiştim hiçbir kaderin Hiç sen olmamıştım bu kadar Şimdi sahilini kaybetmiş deniz gibiyim Dalgalanıyorum ardından Gemilere küskün Martılara kırgın Kadere vurgun.. Saat : 02.40 Son sevişmemiz diye başladık bu sefer El gibiydik birbirimize Ben ağlıyordum ,asrın en büyük lütfunü gerçekleştirirken bedenlerimize İnsanlığın onlarca çığlık atarak kutsadığı o sahneyi Ben ağlayarak karşıladım, Gözlerimi ellerinle kapattın, Erkekler ağlamaz diyordum içimden,ağlayamaz Dudaklarım dudaklarının ırzına geçmişken Kasıklarımdaki doğmayacak son halk galeyana geldi Ve vaktinden önce sokaklarına döküldü Parasız yatılı hayatımda sadece bir sen,birde ben gördü o isimsiz kalabalığı Sonrası biraz meçhul,biraz kayıp Aslında bu, Tanrı ikimizin arasında çırılçıplak yatarken şimdiye kadar ona yapılmış en büyük ayıp.. ________________________________Elveda. | ||
|
|
||