|
28 Şubat 2010, Pazar
saat: 15:19
Hiçbir şeyi çözemediğim uzuun bir yürüyüş sonrası evdeyim ve yorgunum. Yine de iyi geldi mi, geldi. Her şeyin bir nedeninin olduğunu biliyorum çünkü. Sabah kalkıp aniden dışarı fırlamamın, caz konserine denk gelmemin, arada remzi kitapevine gidip kitap almamın, bunu görmemin, üşümemin, düşünmemin, hepsinin bir nedeni var. Somut olmayabilir, farkında olmayabilirim, ama bir nedeni var. Saçma ama neden bilmem, inanıyorum buna. "Against that time (if ever that time come) When I shall see thee frown on my defects Whenas thy love hath cast his utmost sum, Called to that audit by advised respects; Against that time when thou shalt strangely pass And scarcely greet me with that suun, thine eye, When love converted from the thing it was Shall reasons find of settled gravity; Against that time do I ensconce me here Within the knowledge of mine own desert, And this my hand against myself uprear To guard the lawful reasons on thy part. To leave poor me thou hast the strength of laws, Since why to love I can allege no cause." Kitapçıda kitabı açar açmaz karşıma bunun çıkmasının bile bir nedeni var. Önümde baya sıkıntılı bir dönem görünüyor ve ben bu dönemi sıkıntısız hale getirmek için debelenmek istemiyorum. Annem olsa "ama bu süreci eğlenceli hale getir" derdi, ailecek anlamadığımız şey, eğlence aslında sıkıntıyı götürmüyor. Evet, çok eğlenirim, çok "gülürüm" ama eve döndüğümde yine çökeceğimi de bilirim. Umarım hiçbir şey tahmin ettiğim gibi gitmez. İstediğim gibi gitmesine dair bir beklentim yok, ama tahmin ettiğim gibi gitmesini istemiyorum. Elbet bir orta yol vardır? | ||
|
|
||