|
01 Mart 2010, Salı
saat: 23:50
Ciddi anlamda bir hafta boyunca sürekli olarak bir şeylerle uğraşmış olduğum için fenalıklar bastı. Halbuki çok doğru davranıyorum. Bekleyen filmler filan daha keyifli olabilirler, olmayabilirler ama daha önemli değiller. Sanırım düzgün bir insan olmaya başlıyorum ben. Harbiyelileri özlemişim. Uzun zamandır muhabbetlerin içinde "bir kız doğdu" anı yaşıyor ve insanlarla paylaşacak hiçbir şeyin mi yok diye kendime kızıyordum. Bugün fark ettim ki Harbiyelilerleyken çok nadir bu tür anlar yaşıyordum. Bugün zaten uzun zamandır görüşemediğimiz için böyle bir durum yaşanmadı. Ama ikinci sınıftayken de çok nadir oluyordu. Bir de vasıfsız hukukçu olma kompleksi yaşadığımı fark ettim. Dördüncü sınıf hukuk öğrencileri üzerinde her şeyi bilmeleri gerektiğine dair bir kompleks var, gözlemliyorum. Ha bu yüzden hep az çalışıp C'lerle geçmekle övündüğüm, gurur duyduğum günlere lanet edesim var. Fakat Eşya Hukuku konusundaki cahilliğim konusunda kendimi suçlamamalıyım, alttan da alıyorum. Öğrenirim mutlaka. Atılımlara gelecek olursak. Birkaç sene öncesinde yaptığım birkaç salakça atılım vardı. İnsanlar gülmüşlerdi. Hiçbir şeye cesaret edememe huyum zaten vardı. İnsanlar güldüklerinde de "Haklılar ki" demiştim. Haklılardı, 2.5 ortalamayla İstanbul Üniversitesi'ne geçemezdim. Ama bugün öyle değil. İnsanların "salak ki bu, yapamaz ki bu" demesini göze alarak bu sene yapmış olduğum bir hamlenin inanılmaz artıları olduğunu gözlemliyorum. Üstelik bu sefer salak gibi de görünmüyorum. Çünkü bu sefer inanıyorum, geçiş yapmaya çalışırken inanmıyordum. Bence dergiye İran'daki kadınlarla ilgili yazmalıyım. Aslında dünyayı kurtarmak istiyorum kendi çapımda. Dünyayı kurtarmak derken, bir şeylerin bir parçası olmak ve daha iyi bir hale getirmek istiyorum. Derslere yoğun bir ilgi göstermeye başladım ve ikinci sınıftaki yarım yamalak çalışmalarım gibi değil bu sefer. Bitiyor diye mi bilmiyorum ama büyük bir şevk var içimde. Ve aslında yorgun argın eve gelip müzik dinlemek daha güzel. Daha özel oluyor. Hoş bugünkü keyfi bir geç kalmaydı ama tembellik yapmaya yetişememeyi çok sevdim ben. Daimi olsun, güzel olsun. | ||
|
|
||