03 Mart 2010, Çarşamba
saat: 15:23


kararsız uzayışlarımın,
karanlık gölgelerini aydınlatan,
bir ışık gibi girdi gün doğdu tarlalarıma
aşkın yeniden nüksedişiydi dizkapaklarımda ve
çitlenen yalnızlığımda,
yarım bir gün doğdu çiçeği gibi düştü kıyılarıma ,
gündüze hasret,geceleri dolayan ağrıyan boynuna
ilk kez karşı konulur bir cevaptı, dökülen dilimden
konan bir haziran sıcağıydı o avuçlarımda
hasat mevsimine küskün dinlenirken kollarımda
bir tüy gibi, bir kanat gibi,
kanayanları unuturcasına sever gibiydi zaman,
ince esen yelden korunmak ister gibi giydim onu vücuduma,
sımsıkı sarmıştım avuçlarını avuçlarıma
kader gibi, çizgi gibi,gelecek gibiydi onunla yaşam
ben hazirana düşkün, ekime düşman
şimdi tek celsede bitiriyorum sıkıştırılmış sıcak aylarımı
kendimi onun bahçesinde kurumaya bırakıyorum
cebimde ondan kalan bir güneş sancısı
gülümsüyorum giden kırlangıçlara
ardından el sallıyorum
az buruk, az çocuk,az telaşlı



istanbul
hosting