03 Mart 2010, Çarşamba
saat: 18:19


Hava henüz kararmamış bile..
Ben ise pijamalar ile yatağımın içinde aklım sıra dinleniyorum(!)
Bu dinlenme işlevim beni tam tersine yoruyor sanırım.. Nedenini tam olarak bilmiyorum ama hayatımda birkaç durumu revize etmeden sonsuz huzuru hissedemeyeceğim gibi geliyor. Neden takılıp kalıyorum? Neden kesin kararlar veremiyorum? Ya da neden kendime eziyet edercesine devam ediyorum? Sanırım değişmesi gerektiğini bildiğim şeyleri genelgeçer görüyorum.
Ben böyle takıladururken, insanların benden kaçmasını gülümseyerek izliyorum.. Sinirli ve hoşnutsuz bir yapı sergilemek kontrol ettiğim davranışlar değil elbette.. Lakin gereksiz gördüğüm, gereksiz konuşan, belirsiz hareket eden ve boş insanlardan bunu bahane ederek uzak durmak çok daha rahatlatıcı. Elif'e "Hatun.. inan çok boşsun.." demek mi daha etik, yoksa yaptığım şekilde uzaklaşmaya çalışmak mı? Ben bu kadar ince düşünürken, o hiçbir şey düşünmüyor.. Hele hele yemeğin tam ortasında "Bu hallerinin bizlerle bir ilgisi var mı?" demesi! Benim de ona "ahh hayatım olur mu öyle, ben depresyona giriyorum galiba.." diyerek aptal bakışlar atmam..

Ben sinirliyim, çok sinirliyim, feci sinirliyim!

Ahh Betül (:
"Osman Bey! Neden böyle yapıyorsun?"
Hem resmiyet hem haşlama ha?
Kendime mi güleyim, senin bunu taklit etmene mi?

Hava hala kararmadı..Vardır bir nedeni.




istanbul
hosting