|
04 Mart 2010, Perşembe
saat: 11:19
lütfedercesine dillerinden düşürdükleri hiç bir sözcüğe sadakat göstermiyorlar. bu ihanet ile birlikte hiç birine sahip çıkamadıkları gibi, peşisıra yalanlarla karşılarındakini aptal çukuruna düşürmek isterken, kendi kendilerine çelme takıp düşüyorlar çukura. karşılarındaki varlığın zihni bozuk diye kendileri akıllıca davranmaya kalkanlar her zaman yanılma payını göze almak zorundalar. şaşırtıcıdır. bu suskunluk ve sürekli ağzıma gelen kelimeleri kusmamak için, dudaklarımı çuval gibi büzüp dizginleme hali ne zamandan beri aptallık olmuş ki hem? yorum yapmadıysam bir bildiğim olduğundandır. öfkem üzerinde koşarken, kelimelerimi kılıç gibi kuşanıp saldırmadıysam bildiğimden hep. ve hep haklı çıktığımdan. öldürmediğime şükredin. zevklidir oysa tattırmak ve tatmak, kelimelerin sipsivri ucuyla dokunup, kör edici parlaklığında akan kanı görerek, ölümü. sezgileri ve hafızası bu kadar kuvvetli bir kadın olmaktan nefret ediyorum. herşeyin en başından farkında olup haritayı çok iyi bilmeme rağmen, kendimi tutamayıp ara sıra duygusal bataklıklara sapıp, debelenmek zorunda kalmaktan nefret ediyorum. derinliğini çıkaramadığım, çetrefilli hisler çuvalını biri koparıp çıkarsa içimden, ruhum rahatlasa da aklım karışmasa. her yanım buz kesmiş, en ufak dokunuşta çatırdayarak kırılıp, dağılmaya müsaitim. çok hassaslaştım. ve kalkanım biricik kızgınlığım. ama bunu anlamanıza ne sizin imkanınız var, ne de benim anlatmaya imkanım. olamıyor çünkü. sıkıldım yine, çok sıkıldım. hepiniz lanet olasıca insanlarsınız. lakin en büyük lanet nefes almaya devam ettiğim müddetçe benim tepemde geziniyor olacak. ne harika. ve harika olduğu konusunda çok ciddiyim. | ||
|
|
||