|
06 Mart 2010, Pazar
saat: 23:46
kıymetli günlük, (yada benim açımdan yıllık da diyebiliriz) nicedir görüşmüyoruz, bi selam vereyim dedim... her ne kadar gecenin umursuz sessizliğini boğan yanlızlığa hapsolmuş hayatların umudu ile yeşeren sonbahar yaprakları gibi dağılmış olsakda, yokluğumuzun nedenini ifade etmek için gereken, yağmur damlalarından yansıyıp kar tanelerini delip geçen o soğuk ışık kadar berrak ve görünmez sözcükleri bulmakata ne kadar zorlanacağımı belirtmem anlamsız fakat kaçınılmaz olacaktır. halbuki şehrin ıslak kaldırımlarında kendini arayan ve beyaz şapkasıyla inadını yaşama direnen kadının yitip giden dişiliğinin su birinkitilerindeki yansımaları da değildir bu gizli ve de gizemli kaybın. bir harabe tabut gibi karanlığa gömülen umuttur uzak durmanın çelişkili gerçekliğinin varoluşu. ancak bir gözyaşı ya da tuzlu tende bir ter zerresi ya da ıslak saçdan düşmeyi bir evlat beklentisi gibi bekleyen bir damla gibi yaşama sarılmak cesareti ile buluşmayı dilerim gene... | ||
|
|
||