|
07 Mart 2010, Pazar
saat: 02:08
Sözümü tuttum günlük,beyaz çikolatalı mocha kahve aromalı likörümü aldım. oohh müthiş birşey. yalnız alkolü biraz daha yüksek olaymış daha bir iyi olurmuş. Sezen gecesi bu gece. Kaçak ile dağıldık,yine mi çiçek ile içtik,karaağaç ile depreştik,sen ağlama ile içimizden birşeyler koparak devam ediyoruz. biz ben canım. hani çok kişilikliyim o yüzden. Ne desem bilmiyorum. Sarhoş olma yolunda emin adımlarla ilerliyorum. Seni sevdiğimi unuttan devam. Buralar bana dar geliyor. Büyük bir evim,özellikle de büyük bir yatak odam olsun istiyorum. kocaman bir yatak. duvarlarda muazzam camlar olsun. 4 duvarın 2si cam. gece olunca şehrin ışıklarıyla aydınlansın odamız. balkonda birbirimize sarılarak likörümüzü içelim,battaniye alalım bir tane. sonra ısınmak için odamıza girelim... bach çalmanın verdiği güçle bir ara likör almaktan vazgeçtim. daha sonra dayanamadım 11.30ta evden çıktım. ucu ucuna likörümü aldım geldim eve. Yokluğun her geçen gün beni daha çok mahvediyor. Her baktığım yerde seni,her duyduğum seste senin sesini,her yaptığım şeyde senin fikrini,her gittiğim yerde senin yüzünü,her attığım adımda senin ayak sesini arıyorum,duyuyorum. Eksik yapıyorum herşeyi. Yolda yürürken arkama bakıyorum hep. Sarhoş olmak insanı uyuşturmuyor. Sadece daha çok düşünmeni sağlıyor. Günler geçiyor. Saatler geçmezken günler aylar geçiyor... | ||
|
|
||