|
09 Mart 2010, Salı
saat: 06:18
Üzeri benek benek fısıltılar... Görünmeyen bir beyaz... Kör bir adam... Baston tıkırtıları... Kaldırımlara, ya da asfalt yola yapışan baston sesi... Bir kedi miyavlaması çöp teneksinin yanında... Kör adam kediden nefret eder... Çöp tenekesine 410 adım... Çöp tenekesinde haftasonlarında kullanılıp atılmış hayaller... Ve 410 adım kala, uzun bir bekleyiş... Kör olan adam, sağır da olmak niyetinde... Şu çöp tenekesinde birikip duran haftasonu çöplerini görmediğim gibi duymayayım diye... Haftasonları uzun 3 gece 2 gün... Neredeyse 60 saat... 60 saatte neleri tüketebilir insan geçmişinden kalan? Koskoca 60 saat yahu! Neler sığar içerisine... Ve ardından neler yollanır çöp tenekesine yaşanamayan hayallerle beraber... Ve neler yollanır o kedi miyavlaması yanına, bir insanın acınası bekleyişleriyle beraber... Hayır bu kez olmasın diye, kör adam bastonunu ne kadar sert şekilde kaldırımlara sürtse bile... O baston ne kadar ses çıkarsa bile, sadece benek benektir üzeri fısıltılar halinde... Aksi şekilde beyaz o kadar da kuşatmıştır ki etrafı koku da duyulmaz... Bütün cisimlerin kokusu birbirine girmiştir bir yatak içerisinde... İki kişi kırmızı bir renk eşliğinde, siyah bir rengin altında tüm kokuları, tüm sesleri, tüm tatları ve tüm o yaşanamayan hayalleri birer birer yoketmiştir o benek benek fısıltıların içerisinde... Ve o çöp kutusuna 410 adım kala, adam kalakalmıştır bastonuyla beraber; daha fazla ileriye gitmeye cesareti kendisinden alındığında o bir yatak içerisinde benek benek fısıltılar eşliğinde... Kedi hala miyavlıyordur uzaklardan, pazartesi olduğunda onun günüdür aslında... 410 adım kala, tüm hayat baston tıkırtılarında durmuş gibidir... O adımlar hiçbir zaman 409 olmaz... Çünkü çöp tenekesi koskoca 60 saat'ler boyunca ağzına kadar dolmuştur, bir daha kimsenin boşaltmaya cesareti olmaz... 410 adım kala, beyaz bir renk vardır etrafı saran ve benek benek fısıltılar vardır kulakları dolduran... | ||
|
|
||