|
10 Mart 2010, Çarşamba
saat: 03:10
Güzel olan güzel kalmalıydı anlıarda... Ben arkama baktığımda; -Ne güzel günler yaşadım, ne eğlenceli anlar geçirdim diye hatırlamalıydım seni... Hiçbir karşılık beklemeden sana duyduğum sevgi bu kadar kirlenmeseydi. Hala gülümseyebilirdim o resimdeki gibi... Bir temmuz akşamıydı, kulağımda baterinin çınıldayan tınıları... sevmediğim bir şehirden ayrılırken döktüğüm gözyaşları... Herşey o gün orda, o şekilde bitseydi. Bittiği gibi kalsaydın. Herkes kendi yolunda yürürken oyunlar karışmasaydı dünyamıza, yalanınla kirletmeseydin geriye kalan arkadaşlığı... Seni sevdiğim için cezalandırdın beni, seni hiç bir karşılık beklemeden, senin gelmeni birgün olsun beklemeden sevdiğim için çektim ben bunca çileyi, kahırı... Ve izleyebildiğim en profosyenel oyundu, yazdığın 5 satırlık metin... Ve şimdi, aşkının kolların çektiğin resimleri sergilerken bana, inadına... Canı yürekten diliyorum Rabbimin sana en büyük acıları vermesini Ciğerine öyle bir kor alevi düşsün ki, bana yaşattığın acıları unutsun ankara sokakları... Şehrim senin nasıl yerleyeksan oluşunu, günden güne eriyişisini pelesenk ettsin diline. Yaşadığın acılardan sonra, benimkilerin adı geçmesin hiçbiryerde... Kimsenin ettiği yanına kalmaz. Sana haklarımı helal etmiyorum. Acı çekeceğin günü, bir annenin yavrusunu beklediği gibi bekliyorum... Şimdi sen hayata ve bana karşı durduğun 1-0 lık galibiyetin verdiği sevincin zaferini gözlerin kapalı yaşarken. Burda bir zamanlar sana canı yürekten iyi temennilerle dua eden kişinin, her gece yarısı yatmadan senin için zaman ayırıp bir dünya dolusu beddua ile karşı karşıyasın. Bu zaferin uzun sürsede, ergeç birgün mağlup olacaksın... ve sen benim hayatımda tanıyabileceğin. en YALANinsansın... Resmiye'tle... | ||
|
|
||