11 Mart 2010, Perşembe
saat: 18:30


günümüz türkçesiyle minority rights eski türkçeyle azınlık hakları şahenk.

başlığımız böyle olsun. oral çalışlar amca ve nuray mert teyze ve bir de üstüne şu ecnebi east dergisinin minority effect başlıklı sayısı beni düşünmeye ve düşündüklerimi not almaya davet ettiler. ben de kıramadım tabi.

ilk olarak şöyle başlayalım. east dergisinde bir makalede miao isimli çin'de yaşayan bir azınlıktan bahsediliyor. ve şöyle deniyor: "the existance of the miao was first pointed out by a french missionary in the 1930's." sonra makale boyunca miao'ların ne kadar kötü koşullarda yaşadığından, hayvanlarıyla aynı evde yaşamayı benimsediklerinden, kötü koktuklarından ve kızlarını okula göndermediklerinden bahsediliyor. ve makalenin hiçbir yerinde tam ve net bir kelimeyle ifade edilmese de maioların "vahşi" adamlar olduğu tanısı metnin alt katmanlarında şarıl şarıl akıyor. her neyse buna rağmen miaoların da kültürel ve siyasi hakları olması gerektiği ve çin hükümeti tarafından asimile edilmeye ve baskı altında yaşamaya mecbur bırakıldıkları makale boyunca işlenen ana hat diyebiliriz. yani her ne kadar medeni olmasalar da, siyasi ve kültürel hakları olmalı şahenk bir şoven olarak sen de bunları iyice düşün. white man can't jump şahenk. fakat white man zıplamak yerine ezer geçer ve esir eder ve sömürü düzenleri kurar ve düzenlerin içinde "diğerleri" hoplar zıplar ve beyaz adamı eğlendirir şahenk. hop ırkçılık yapma itoluit.

gelelim oral efendiye. oral tablet ağızdan alınan tablettir. oral ilişki de ağıza almayı temel alır. oral çalışlar, o neyi temel alır bilemiyoruz. hayatı hakkında fazla bilgimiz yok. kendisi m.ö 563te athena yakınlarda yaşamış ve zeka özürlü bir erkek çocuğun dünyaya gelişine katkıda bulunmuştur. onun dışında dişe dokunur bir aksiyonu olmamıştır hayatı boyunca. doğurttuğu bu başarısız oğlan çocuğunun günahlarından arınabilmek için dönemin gastelerinde demoskratus ve yunan halkı içerikli yazılar yazmış, yunanlıların aslen kürt, kürtlerin de aslen yunanlı olduğunu iddia etmiştir. beyimiz m.ö 10 mart 563 yılında hadesin radikalleri isimli gastede bir köşe yazısında yunan kadın işleri tanrıçasına şu sözlerle giydirmiştir: " 'Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı' Selma Aliye Kavaf hakkında 'pot üstüne pot kırıyor' mu desem, 'ortalığı birbirine katıyor' mu desem; yoksa 'toplumdaki bütün geri ideolojileri, önyargıları temsil ediyor' mu desem bilemedim." pek sevgili tanrıça kavaf, kavafis isimli modern yunan şairinin uzaktan akrabasıdır. çocukluk yılları boyunca, kavafisin gay olmasına ve ailesine leke sürdürmesine çok hiddetlendiği için böyle bir açıklama yapmıştır. yani kadıncağıza bu kadar öfkelenmenin yeri ve zamanı değildir. ayrıca gaylere ve lezbiyenlere ve biseksüellere ve transeksüellere 'hasta' diyemeyeceksek ne yapayım ben öyle demokrasi ha? bak elin fransızı gidip en 'vahşi' adam için bile kültürel ve siyasi haklar mücadelesi veriyor. neyse oralcım oğlunu gözlerinden öpüyorum.

gelelim nuray teyzeye. soyadının mert olmasından dolayı redikıl gastesinin övropayi yorumcuları, yorumlarında hep bu noktaya temas ettiriyorlar. halbuki hasan celal güzel var, mustafa balbay var, oktay ekşi var yani var da var ey okuyucu-yorumcu. genel olarak seviyorum bu nuray ablayı. ama bazen kendisine illet oluyorum. geçen mr. norman stone'un da isabetle işaret ettiği üzere "turkey is a fantastic country man". aman bana ne nuray'dan milliyetçilikten. zaten milliyetçilik yapılacaksa onun da hasını biz yaparız evvelallah. ama şunu da söylemeliyim, geçen bir sosyolog arkadaşımın yerinde bir tespiti olarak, "hey man this turkish-left thing is definetely a cripple." ne de olsa ecnebiler bizden iyi bilir. oha lan adam ne dedi olm, cripple dedi a.k. vay be medeni olm adamlar. hadi dağılın koymıyım bi tarafınıza.

istanbul
hosting