|
12 Mart 2010, Cuma
saat: 10:38
Hayatımın en karışık hatta karışığıda geçtim karman çorman bir dönemindeyim ve karar vermem gereken zaman dilimi çok kısıtlı,öyle kararlar ki bunlar tüm hayatıma yeniden yön verecek cinsten. konuya direk girmek gerek farkındayım halen lafı dolandırmakla meşgulken kafama bir terlik yeme ihtimalime istinaden giriyorum konuya daha doğrusu konu kolonisine. offf,mayıs 3 ildışı isteğe bağlı tayinlerin verilmesi gereken zaman.doğu hizmetim bitti istanbul derebeyliği olan silivri'de.ilk tayin yerim burasıydı.5 sene bitiyor burada.dedim ben basıp gideyim ya antalyaya ya bursaya.burda boşa kira vermeyim,tutup ailemin yanında yaşamak,maaşa dokunmayıp onu interrailde tozarken yemek gibi mülteci isteklerim oldu ara sıra:)ki bu temmuz kesin olucak o iş güzergah belli(yunanistan-italya-avusturya-fransa-benelux) biriktiriyorum ben para,sırf para biriksin diye bizim kokoş hocaların o aptal dediğim paralı gününe bile katıldım,ama ben pastalı börekli değil naftalinli kısmını alayım siz beni en sona yazın dedim yani haziran 15:)gitmek isteyen yahut giden arkadaş guruplarıyla itina ile güzergah muhabbeti yapılabilir bu arada hani sırf bilgi değiş tokuşu adına,neysem konuyu dağıtmayalım nerde kalmıştık hehh,ben tayin derken bir şey daha oldu,geçen sene ben bu bilgisayar öğretmeni olduğumu unutursak bir süreliğine ki az sonra analatacaklarım geçici körlüğe neden olabilir:)( terlik serbest bu arada:P )benim silivri de geçen sene yaptığım sanatsal birikimlerim var, 30 kişilik bir tiyatro topluluğu kurup hep beraber arkadaşlarımla silivrinin köylerine oyun taşıdık,ilçe protokolune organizasyonlar,şiir dinletileri yaptım,bu güzel şeylerin ardından bu sene dinleneyim dedim,kendimi romana vermiştim,ama şube muduru çağırdı bu 2010 kültür şehri kapsamında, benim bir aralar ki hayalim olan kültür sanat evini açarsam fon,destek şu bu gibi benjaminli takviyeler alabileceğimi ima etti ki trinkkk benim tüm planlar yeniden ıslandı. şimdi bu silivri denen yerde yaşamak keyifsiz ok,kendime buranın en tepe katında deniz manzaralı bir kuleye kapamış,ha bi decem adrianlar yasemin moriler,sinead o'connerlar ve radio headlere bulamışken,beni bir fırtına yeniden yakaladı.tekrardan benim duygular depreşti.şimdi diyeceksiniz git başka yerde aç madem istiyorsun ama öyle değil işte,burada kültür sanat adına hiç bişey yok.tiyatro salonu yok,sinema daha yeni açıldı 2 sene kapamışlardı kıytırık bir kaç salonu.neyse ben de diyorum ki madem burada insanların buna ihtiyaçları var ben neden denemeyeyim ki tuttuğumu koparan bir kişilik olarak bu konuda kendime güvenim sonsuz,olmazsa da en azından denedim derim.bir yandan roman var bir yandan ben devlet memuruı olmak istemiyorum,kendi kültür evimde tango,fotografçılık,resim,drama,tiyatro,müzik kursları açıp,dostlarımla ahşapdan dekore ettiğim kafemde(kültürevimin içinde) köşede şöminesi yanan,öbür köşede bir müzik kutusu yahut gramofon,masada tiramisu ve ırısh cream bir filtre kahve en sıcağından,plakda seyyah hanım.. Önünde ben geldim de dize Yâr olmadı bu kimse bize En nihâyet düşüp can verdim Gözündeki yeşil denize Sarmadımsa da belden, geçmedim bu emelden Bir hazîn maceradır, onu aldılar elden Başkasına yâr oldu, eller bahtiyâr oldu Gönlüm hep baştan başa virân bir diyâr oldu Mâzî kalbimde bir yaradır Bahtım saçlarımdan karadır Beni zaman zaman ağlatan İşte bu hazîn hâtıradır Ne göğsünde uyuttu beni Ne bûseyle avuttu beni Geçti ardından uzun yıllar O kadın da unuttu beni Sarmadımsa da belden, geçmedim bu emelden Bir hazîn maceradır, onu aldılar elden Başkasına yâr oldu, eller bahtiyâr oldu Gönlüm hep baştan başa virân bir diyâr oldu offffffff offffffffff napcam ben yaaa:( | ||
|
|
||