14 Mart 2010, Pazar
saat: 21:15


sabah çok hoş bi yağmur yağıyodu.durakta beklerken hüngür hüngür ağlama tuttu beni.ama elimde olmadan,tutamadım kendimi.herhalde yalnız kalmamın vermiş olduğu bi rahatlıktı,fırsattan istifade içime akıttığım gözyaşlarım ,yağmuru da görünce heveslendi,dışarı vurdu kendini.ama iyi oldu hafifledim ,bi de yağmurun sesi,dokunuşu...iyi geldi açıkçası.
her güzel anıyı hatırladıkça ayaklarım geri geri gidiyor sanki.şunu farkettim;eğer birisi eşiniz olduysa ve onunla herşeyi paylaştıysanız,o dünyanın en kötü insanı da olsa ayrılmak zor geliyor.belki de ben aptal olduğum için böyle bi duygu yaşıyorum.çevremdekiler bana 'onun gibi birinin adını dahi söyleme'gibi tepkiler veriyorlar.bilmem belkide haklıdırlar ama ben eşimden ayrılmayı bi parçamdan kopmuş gibi hissediyorum.hani insanın annesi,babası veya kardeşi kötü olur ama kopamaz ya (bunu hiç yaşamadım), onun gibi belki.yada dediğim gibi BEN KOCAMAN Bİ APTALIM.
peki ya o;nasıl giriyor evimize,kızımın ve benim kokularımızı duyunca nasıl dayanabiliyor?gülücüklerimizin,duygularımızın,gözyaşlarımızın v.s sindiği her şey ona bizi hatırlatmıyor mu?nasıl bi ruh,vicdan,kalp taşıyor bu?ortada hiçbir şey yokken...
Ah ben ahhhhh!
ben çok aptalım çooook.
(kuzen bana kızma,evlenirsen beni anlarsın)

istanbul
hosting