16 Mart 2010, Salı
saat: 18:23


Zori geliyor onumuzdeki hafta.
Simdiye kadar sahip oldugum en muhtesem seyahat arkadasi,
sinirlarin, yollarin beraber asildigi dost. Biletsiz binilen trenler,
cebimizdeki 10 euroya guvenerek cikilan yolculuklar,
oglen 12 biralari,
Couchsurfingte evinde konakladigimiz onca insan,
haritasiz kesfedilen sehirler,
onca icki, macera, seyahat...
2 sene once, hayatimin en guzel, en tasasiz, en keyifli zamanlari.
Ne kadar uzun zaman gecti uzerinden
ve bu zaman icerisinde nasil da degisti her sey.
Barcelonada basima gelenlerden sonra
bir daha gorusmedigimizi dusunursek...
Haftaya 5 gun beraberiz,
2 sene sonra tekrar kisa sureli de olsa bir seyahate cikicas.
Uzerimde bir korku var sanirim.
Artk gecmisime sigamayacagim korkusu.
Daha mi cesurdum eskiden?
Deli cesareti derim sanirim su an o zamanlar yaptigimiz tum seyler icin.
Belki de sikilir artik benden,
trenlere biletsiz binmeyen,
seyahat sirasinda cok icmemeye ozen gosteren,
fotograf cekip,
kafasini dinleyen,
sakin benden sikilir belki artik.
Gecmisimden birisinin uzuuunn bir sure sonra cikip gelmesi,
ki degisitigimi dusundugum zamanlarda gelmesi
guzel bir firsat olucak benim icin,
onun gozlerinden kendimi gorucem.
Duzenli olarak 8 saat uyudugumu,
sabah 7de kosuya gittigimi,
hafta ici icki icmemeye ozen gosterdigimi, abur cuburdan uzak durdugumu,
yogaya basladigimi,
her hafta bitirmem gereken bir kitap oldugunu ve daha iyi bir insan olmaya calistigimi,
Nefes kelimesinin Latincede sorumluluk anlamina geldigini
ve aldigim her nefes icin mutlu olma ve sukretme sorumlulugunu tasidigimi
anlatsam
sasirir mi acaba yoksa o da benzer seylerden mi bahseder.
Cok mu sikici oldugumu dusunur?
Hicbir seyden tamamen vazgectigim yok,
keske...
ama insafim ve zaaflarim var
sadece hayatimi dengelemeye calisiyorum.

Ailemi cok ozledim...






istanbul
hosting