17 Mart 2010, Çarşamba
saat: 00:15


ne insanlar var...kıçımı bile zorlayamıyorum artık gülmesi için. o kadar yorgunum ki. ve bugün başım öyle bir ağrıyı davet etmiş parti vermekte ki, tarifi yok. şu yemek olayını mide ile bir toplantı yapıp düzene sokmam gerekiyor zira bugün de uzun süre aç kalıp, g. nin getirdiği biraları hareket halinde yudumlarken yanında atıştırmalık eti form ve sigara tükettim, açlığı unutup. sanırım eve gelene kadar iki paket civarı bir sigara tüketimi gerçekleştirdim ve başımdaki partinin volümü yükseldi ya da arkadaşlar partiyi bitirdi, tepişme moduna geçtiler. bilemeyeceğim, inlemeler v inmeler geliyor ara ara.
canımın sıkıla sıkıla suyu çıktı, o kadar kurudum ki acım katlanılmaz halde yine. cuma günü konsere gidecekmişim haberim yok, istemiyorum gerçekten. ama diyemedim. günü gelince artık. kalabalık, gürültü ve benzeri yorucu hiçbir şey ile karşılaşmak arzusu içinde değilim bu ara.
ve çok kırıcıyım. ama artık aldanmıyorum. çünkü yeterince kırgınım. zerre de umursamıyorum, umursamaya başladığım anda yine yaralanan ben oluyorum.

benimde mutsuzluk ve huzursuzluk içinde nefes alıp vermeye çabaladığımı idrak etmeli birileri artık. herkesin varlığı kendisine ağır gelir ya da gelmez. bu durumda susmayı biliniz çünkü benim ki ağır ve acı tatlı yormakta ısrarcı. sizinki zerre umurumda değil, bahsetmeyiniz. kendimi ne kadar kötü hissedip hissetmediğim beni ilgilendirir.
yaşamım benim yüküm, senin değil. o halde söz hakkı sende mi bende mi? karşıdan gelen tek kelimeye katlanamıyorum artık. çünkü tüm bu kokuşmuş dışakusuşların sebebi, biraz olsun hafifleyebilmek ve yeni sıkıntılara "merhaba, buyrun sikin beni" demek. çözüm bulmak ya da paylaşmak değil aslen.

neyse daha fazla saçmalamadan kitap okuyup sızayım. başımdaki dalgalar dayanılmaz halde, sayfalar sürükleyip götürür bir limana da bırakırlarsa huzur bulurum biraz, uyurum rahatça.

umuttan, ummaktan nefret eden biri olmama rağmen "umarım" demekten alamıyorum kendimi.
ne pis bir kelime yahu.

sanırım doğduğum anda ve çocukluğumun o şaşkın döneminde, ağzımı kafam kadar açıp hiç mi hiç ağlamadığım için biri beni cezalandırıyor ki hayatı idrak etmeye başladığımdan beri ağlıyor içim, bazen de dışım.

şş biri?

";)" şeklinde tebessüm etsem yer misin ki?
çok içtendi bak, ciddi söylüyorum.

istanbul
hosting