17 Mart 2010, Çarşamba
saat: 00:27


çok sistematik bir şekilde bir umutsuzluk felsefesi inşa etmiş olduğumu bu akşam gördüm ve içimdeki umut dört nala şahlandı. nihilizm de güzel olsa gerek. çöp tenekesine düşsem sevinecek kızlar var. olsun kızlar iyidir. iyi değilim ama düşündüğüm kadar kötü de değilim. tersi de geçerli. tersi de geçerli önermeler fazla değildir kıymetini bilmek gerekir. onun dışında kısa filmler iyidir. film festivalindeki radyo-tv-sinema-gastecilik filan okuyan sevimli çocukları görünce insanın içi hayata karşı büyük bir cömertlikle doluyor. o cömertliğin üzerine sinemanın karşısındaki tostçudan bir çay ve bir de açma patlatıyorum hemen geçiyor. bizler hayatın üstesinden gelebiliriz yeter ki elimize birer altı patlar verilsin. mermiler de dahil olmalı. sizler bir işe yaramazsınız. ama bunu yüzünüze söyleyemem. yüzünüzü görsem altıma sıçarım. gauguin ya da van gogh farketmez. dur bir dakika van gogh ve modernizm mi. modernizme şu eski tahta sandalyelerin kalın ve kıymıklı bacakları girsin. patates yiyenler ulan işte. daha ne modernizmi göt sanatseviciler. ben giderim yane yane.

istanbul
hosting