18 Mart 2010, Perşembe
saat: 01:04




6ncı ay..
bir sabah aceleyle ve korkuyla uyanıp koşarak çıktığım evimize,sensiz dönüşümüzün üzerinden 6 koca ay geçmiş babam..
hiç kimseye göstermediğim ne yorgunluklar var içimde bi bilsen..
şu dört duvara kazıdığım ne çok kahroluşlarım var..
şimdi olsaydın sen,boynunu büküp gelirdin odama..
noldu be evladım nedir derdin diye benimle beraber iç çekerek cocuklar gibi ağlardın..
artık çok yorulmaya başladım ben be babacım..
sensizlik,gönlümü kahreden gidişler artık boyumu aşar oldu..
nereye kadar dayanacak yüreğim bilmiyorum artık..
yok kimselere diyebildiğim tek bir kelime bile..
senin gidişin sanki yetmemiş gibi,hani o kızım diye hitap ettiğin kırmızı saçlı aşık oldugum kızda terketti beni biliyor musun..
o bile birakip gitti beni.. düşün işte sen gerisini..
velhasıl bıraktığın hiç bişey aynı değil artık..
biz seni fazlaca özlüyoruz..

ben çok yoruldum baba..
sensiz bu dünyada,birde böylesi yalnız kalmak..
ben çok yoruldum baba..
daha ne kadar dayanır yüreğim,hiç bilemiyorum..
yokluğun her sabah alnımın ortasında bir mermi gibi yokluyor beni..
şu koca hayata tutunabileceğim sadece bir kaç şey kaldı avucumda..
onlarda olmasa naparım hiç bilmiyorum..

senden aldığım bu acelecilik huyumdan daha bir nefret ediyorum artık..
nasılki sen bu kadar acele edip gittin ya daha hayallerimizi gerçekleştiremeden.. sana hayallerini yaşatamadan biz..
açık ve net.. nefret ediyorum acele etmekten..
ve buna rağmen engel olamıyorum hala!

ne acelen vardı be baba..
böyle yıkılışımı görmemen için mi aldı seni yaradan?
herşeyde vardır bir hayır derler ya hep..
senin gidişinde,onun gidişinde nasıl bir hayır var bilemedim!

özlüyorum babacım.. senin dönüşsüz özlemin yetmedi;birde kalbime saplanıp kalan bu ayrılığın özlemiyle her gecem gündüze dönüyor hala..
ve kurtulur muyum bundan?
hiç sanmıyorum..
yerin cennet olsun..
seni çok seviyorum!

istanbul
hosting