|
20 Mart 2010, Cumartesi
saat: 18:51
Öldürür Beni Ölümümün Acısı BÖLÜM 1 Şu tek düze hayatta, tek eksiğim düzendi ve ben sivrisinek vızıltısından Gözümü kırpmadığım gecenin sabahında, inadına Rutinimi yaptım karnımdaki sancıyla Hanidir yaşayamadığım Güzel bir günü düşünmekle geçti birkaç dakikam yatakta Sadece hayal miydi artık güzel günler ? Eğer öyleyse inebilir miyim hayattan müsait bir yerde? Arkadan vermeyen kalmamıştı yaşam adlı dolmuşta Dolmuşun içiyse doluydu boşlukla Boş bakan gözler,boş sözler,boş yürekler Yatakta doğruldum akabinde Terliklerimi aradım el yordamıyla Yine bir teki yoktu Yatağın altına saklanmıştı yine Görevini iyi yapıyordu o bile Dedim ya , tek düze Hayali sevgilim terketti beni dün gece Onu ben yaratmıştım Bana ait olmalıydı ben istediğim sürece Ama o bile tahammül edemedi,gitti Gitmesini izledim ben Gözyaşlarım yol ararken sakkallarımın arasında Çaresizliğimin cümlesiydi " kendin kaybedersin "... Ağzımda kekremsi bir tat Hemen tanıdım,dudaklarımı sudan fazla ıslatan bu tadı Gözyaşıydı bu,tuzlu Her değdiğinde,canımı yakardı,çatlak dudaklarıma Hemen yüzümü yıkamaya koştum Biri fareketse gözlerimdeki nemi Kırılırdı kalkanım,savunmasız kalırdım. Öldüğüm gün yapmıştım o kalkanı Ve harcına yüreğimi koymuştum Ve eğer onu aşarlarsa Ölürdüm ikinci ve son kez.... BÖLÜM 2 Korkarım ölümden,ölümden korkma diyenlerin inadına Bilirim ki onlar,ölümü hiç tatmamış olanlardır aslında Kafiyetler kifayetsiz artık benim için Düz yazı hayatım, dümdüz , tek düze Yarım avuç dolusu suyu çarptım yüzüme Öyle temizdi ki su Kirletebilirdi onu kinle akmış gözyaşlarım.. Kaldırdım kafamı aynaya bakmaya Bir yabancıydı gördüğüm adam Tanıyordum sanki onu bir yerlerden Gözüm tam ısırıyordu ki korkup kaçtı benden Bende korktum ondan aslında Öyle soğuktu ki bakışları Çelik kadar, ecel kadar soğuk Dedim ya korkarım ölümden, ölür gibi... Saçlarının önü dökülmüştü aynadaki adamın Beynin ön lobudur derler duyguların merkezi Acılar seyreltmiş, kuraklaştırmıştı sırma lüleleri.. Yüzündeki çizgiler yüreğime işledi İçimi acıttı , her baktığımda Adeta uzman bir cerrah almıştı eline neşteri Ve parça parça yüzünü kesmişti Derken dudaklarına kaydı gözlerim Öyle tanıdıktı ki çatlakları Dilimin ucundaydı adı Biliyordum, tanıyordum uzun yıllar önce Yüzüne baktıkça artıyordu karnımdaki sancı.. Bir ışık, umut dolu bir bakış Sonra düşündüm "acaba " diye Yalnız değildim belki de O vardı tam karşımda, bana bakıyordu Gözlerimi kırptım , insanlık hali Açtığımda gitmişti Arkamdaki duşakabin, solumdaki nem kokan havlular,alt köşedeki kirli sepeti... Bir tek o yoktu aynada... Dayanılmaz hale geldi sancısı karnımın Hiç olmadığı kadar büyüktü gözbebeklerim Soğuk terler akıyordu şakaklarımdan Çelik kadar, ecel kadar soğuk. Bakışlarım kara delik olmuştu...Ve içine çekiyordu beni.. Hiç olmadığım kadar cesur hissetim o an Banyonun tavanındaki çatlaklara baktım Onlar bile düzdü, dümdüz ,tek düze Sekizinci kattaki evimin camına takıldı gözlerim Ölümün uzaklığı bir buçuk metre ve sekiz kattı Bense korkmuyordum artık Çünkü biliyordum ki Yalnızlıktan fazla acıtamazdı.... | ||
|
|
||