20 Mart 2010, Cumartesi
saat: 21:36


Bu gece yalnız girdim içimdeki karanlık eve kapısını gıcır tarak araladım
hapis kaldım rutubetli duvarların arasında
Hastalık kaptım
Paslanmış musluklarından su akarken,
kana kana içtim
Kustum içimde ne varsa hazımsızlığımın nedenlerini anladım...
Soğuktu,
üşüdüm...
portmantoda gördüğüm ilk ceketi
zırh gibi geçirdim üstüme
Kırık camlara basarak yürüdüm çıtırtılarından hoşlanarak uzun,dar koridorda
Etrafımda dolaşan haşaratları derimle besledim
Yoruldum...
Usandım ısırıklardan
Bulduğum ilk koltuğa oturdum kül tablasını izmaritlerimle doldurdum
Hava karardı
Işıkları açtım bir yanık bir sönük
bozuk ampuller...
Sessizliğin sükûnetin de beynimde çalan bitmeyen senfoniyi dinledim
Son nota bas’tan gelirken kapattım pencerelerimin kepenklerini
Dış dünyayla olan son bağımı da koparıp
Kirli yatağımda yastığıma can yoldaşı gibi sarıldım, uykuya daldım
Sonsuza dek


istanbul
hosting