25 Mart 2010, Perşembe
saat: 14:47



bir gün gerçekten çekip gitmek isteyeceğim,
düşüncenin dışında,ötelenmemiş,laf arasında kalmamış bir gitmek olacak muhtemelen...
o zaman soracak bir ihtiyar kendine,yeniden yenilmenin verdiği vehametle ;

''Ağaçların Dallarında Niçin Kalır Güz''

hey ihtiyar dinle beni;
sonu yok bu içimdeki gitmek tutkusunun,
ölmek vurgusunun,
mutluluk kurgusunun...
bir de sonu yok sonsuzluk duygusunun...

ÖYLEYSE NeRuDa ya MErhaba DiyeLim,bİr ŞiiR de ondan dinLEyELim bugün...
paylaŞtıkça çoğalan bir güzellik daha işte...




Ağaçların Dallarında Niçin Kalır Güz

Ağaçların dallarında niçin kalır güz
yapraklar düşene dek?

Ve nerede asar o
kendi sarı pantolonlarını?

Doğru mudur güzün beklemekte olduğu
olacak olan bir şeyi?

Belki bir yaprakta titreyecek
ya da evren uğrayacak geçerken?

Toprağın altında bir mıknatıs mı var,
güzün kardeşi olan bir mıknatıs?

Ne zaman emredilir toprağın altında
gülün önceden belirlenmişliği.

PABLO NERUDA



UMUTLA...

istanbul
hosting