|
25 Mart 2010, Perşembe
saat: 21:03
ha ha ha, cenazenin güneşli, kelebekli bir güne denk geldiğini yazmış biri. hadi ordan götüm. bok gibi soğuktu tatlım gömüldüğün gün. hatta güneşi yalnız bir an, tabutuna dokunduğum ve seni tanıdığım için çok mutlu olduğumu söylediğim, o bir dandik an boyunca yüzümde hissettim sadece. henüz değiştirmediğin soyadını es geçip, kocanın hesabına yeşil çuhana bir not kağıdı iliştirmişlerdi. namaz kılınırken kendimi dışarı attım. başında bir kavuklunun cennet cehennem diye inildemesine dayanamadım. sonra kocan hayatın anlamını felan yazdı, başka başka insanlar, seni hiç tanımayanlar, sevmeyenler, üzüldüler. kendi kısa ömürlerinin hesabını felan yaptılar, şaşırdılar. mete ne yaptı bilmiyorum, londra ya gidecekti. bol bol içmiştir. ara ara ölmesini istiyorum. korkunç, biliyorum tatlım ama bi kez de o senin yanına gelsin, hatta dilerse taksi parasını benden alsın istiyorum. hayatının aşkını sana doğruca yollamak ve neden onu sevmiş olduğunu anlamamak istiyorum. evine gidip eşyalarına dokunmak, mutfağında sanki sen doyacakmışsın gibi yemek pişirip kocanı beslemek, dolabından güzel bi elbiseni aşırmak istiyorum. benle gitmediğin tüm festivallere gidip, benle içmediğin tüm içkileri diklemek istiyorum. ah be tatlım, sana ihaneti ve tutkusu bol hikayeler anlatmak, yanında cugara tütürüp bayılmak, sonra gülüp ayılmak, hep sonra telafi edeceğiz sandığımız zamanları geri sarmak istiyorum. geçen patronun oğlu damdan düşer gibi ofise geldi. sana ajans partini anlatamadım tabi, karşılıklı baya bi oturduk, sohbet muhabbet. gerçi el kadar çocuğun sohbetine koyayım, tatlı gibi ama kifayetsiz de öte yandan. neyse, sen gömüleli bi 3-5 gün olmuştu buna msj attım. yine tabiki maksat sigara bağlamak. önce olur hayhay, aman ben aradığın adamım dedi. sonra ses çıkmadı bundan. kızdım. gerçi o ara herşeye kızgın olduğumdan, o da aradan nasibini aldı. işte bu geldi dün, nasıl hastayım, nası tipsizim. sen tipsiz olamazsın deme, hakikatten sümüklüydüm. yeni ofisin alt katında oturuyoruz. bu arada ofiste yer beğenemedik kendimize. bi tuhaf geliyor, çok büyük ama havasız, bi penceresi açılmıyor. otosanayinden bozma bina işte, ne edersin. hala çocuk geldi kısmındayız de mi? öyle karabatak gibi ya bu, göründü aniden. hemen dedi ki polis peşindeymiş, telefonları dinleniyormuş da beni de göt altına atmak istemediğinden cvp yazmamış. çok siklemedim. kızdım sana dedim ama çok cooldum, evet hep coolum, saol. böyle evim çok yakın, öğle tatillerinde gider takılırız dedi, yok efem bi ihtiyacın varsa hala felan geveledi, hiç cevapsız, ötelere berilere baktım. sigara içtik garajda. yok kız arkadaşından ayrılmış, yok amsterdamdaymış hafta sonu. tebrikler .mınoğlu. ben de babana o paraları keyifle ezesin diye para kazanmakla meşguldüm. bunu demedim tabi, ama dalga geçtim yine kendisi ve zenginliğiyle. sonra gitti. ben de acaba amsterdamı ben ne zaman görücem, 50 yaşında biriktirdiğim parayla gittiğim avrupaya da kafam girsin gibi düşüncelere boğuldum. zaten hastayım, sevgilim desen yine üç beş kuruş kazanıcam diye dergide yatıyo bi haftadır. aramız da bok gibi afedersin. senin lafını dinlemedim, onu ezme, kendin kafana göre takıl, görerek öğrensin demiştin. ben öyle değilim, içimde, tüm bu dominant teyzeliğin altında baya ev kızı yatıyo heralde. o kız çok ezik, kızma ama biraz ezik. sen beni gözünde büyütmüşsün bence, ben o herşeyin altından kalkan hatun değilim. velhasıl bugün kapı gibi iş görmez raporu alıp doktordan, antibiyotiğimi çakıp yattım bol bol. çok sıkıldım. ölümünden 105 yıl sonra jules verne okudum. kıyamam, ne deli adam. yarın yine skik ajans parodisnin içine dalacak, ekibimi yönetecek, işlerin götünü toplamaya çalışacak, ego savaşlarının ortasında debelenecek ve biraz daha sıkılacağım. sen nal gibi ölü olmaya devam edeceksin. ha kocanı aradım evelsi gün, açmadı. ben de ısrar etmedim .mınakoyıyım, bi sürü arkadaşı var zaten. bi ara martini alır, size giderim. eve almazsa allah kerim. oturur moda banklarına sana baka baka içerim. antibiyotik bitince buluşalım madem, daha şimdiden özledim. yalan dedim bi de düğünden sonra sana, hani kızmıştım, hani seni artık daha az özleyecektim. gururdandı vallahi, seni ben hep özledim. | ||
|
|
||