26 Mart 2010, Cuma
saat: 15:57


şubat sonundan beri yaşadığım gelleri gitleri, tüm med cezirleri halen cebimde taşıyor olmak utanç verici.
ev aramalar, o plan, bu plan, geçiyo hayat be günnük...

nereden nereye diye bakıyorum bazen son bir seneme, en önemli kazancım Güvenç işte...

sanki artık elim, kolum, parçam, nefesim, dalağım falan adamım... O'nsuz hayat sıkıcı, en yakın arkadaşım, sevdiğim...

bir başka kazanımda zor zamanlarda herşeyi bırakıp yanımda olmasından gönlümün bam telini höngürdeten kardeşimden upgrade Burcu'm, dostum...

Beraber yaşayıp da halen çok yakın olabiliyosan arkadaşlık sağlam temellerde yükselmekte. Bir de şu orta sınıf Türk ailesi ritüellerimizi bırakıp geç kalınmış gençliğimizi yaşamaya niyetlenirsek bu iş tamam.

seviyorum huzuru, evde toplanıp Güvenç'in yaptığı enfes ve değişik yemeklerle sofra muhabbetlerini, uyurken bana yapışan bedeni, iş bölümlerimizi, planlarımda geleceği kendim dışında birileriyle düşünebiliyor olmak sevindiriyor.

Yine değer mi nazar, bilemem ama değmesin işte, tüm dertlere, zaman zaman üçümüzün içimize kapanıp 20 m2 içinde kendi alanlarımızda yaşamamızı seviyorum.

Mr. Talent'ın kendimden utanırken beni insanların içinde yermemesini seviyorum... Kalabalıklar içinde dahi kahkahasını uzaktan tanıyabiliyor olmak ve gözlerimizle anlaşarak gülüyor eğleniyor olmamızı en dipteyken bile seviyorum.

Tüm toplumsal dertlerime rağmen, kendi kalemi kurabilecek olmama seviniyorum, geriye bir tek hareketlenmeke kalıyor. Herkes onun değerini benim kadar bilsin istiyorum.

geçicek bu günler biliyorum...

Dönüp okudukça bir dem olsun gülümseyebilmek için...

istanbul
hosting