27 Mart 2010, Cumartesi
saat: 01:07


akıp giden zamanın içinde bazı günleri diğerlerinden ayırmamda yardımcı olması için yazıyorum.yoksa değil gunce yazmak iki kelimeyi bir araya getirmem olası görünmüyor şu günlerde.fakat söylediğim gibi bazı günler diğerlerinden daha çok iz bırakıyor we bunu not almam gerekir.
hiç bu kadar derli toplu bir düşünnce akışına sahip olmamıştım.bunu sağlayan kadına teşekkür etmek için güzel bir bahaneydi.bir doğumu kutladım we günlerin sonuna kadar yaşamayı arzu ettiğim hayatı anlatmaya çalıştım.başardım da sanıyorum.
zor gelen bir sürü şey war tabi ama zaten ben de mükemmel bir hayata alışamazdım kolay kolay.çekilen çile-değer grafiği lineer bir şekilde artmalı sözkonusu hayat benimki olunca.
gelecekle ilgili kaygılanmaya başlamam da ayrıca olumlu.bu daha güzel günlerin gelmesi için çaba sarfetmeme yardımcı olucaktır.böyle yazarken kendi falımı bir gazetede yazıyormuşum gibi hissettim.facebookdaki takipçilerimin kimler olduğunu öğrendikten hemen sonra bugünkü falım kısmına bu yazıyı iliştirebilirim.yahut facebookumu kapatırım.

haftasonu olası bir gs galibiyetinde werdiğim hediyenin değerinin de çok artacağına inanıyorum.mor forması üstündeyken galatasarayım da kazanırsa ne mutlu bana.onun dışında bu maçı birlikte izleme isteği we bir çok şeyi daha birlikte yaşama isteği gittikçe büyüyor.önemli olan böyle bir isteği büyütebilmemiz diyordu şair gerçekleştirmemiz önemli değil.piramitleri yeniden yapmayı arzulamamız yeterlidir örneğin.

oscar wilde okumak yardımcı oluyor bir de.oscar wilde güzellik takıntısı olan we upuzuuuuun taswirler yapan bir yazar olmasına rağmen hiç sewmediğim tarzda(masal)yazılarıyla bile beni etkileyebildi.zeka unsuru böyle bir şey sanırım.gerçekten eksik olan şey bu bende.kendimi yaşamış en büyük ruhlardan biriyle kıyaslayıp aşağılamıyorum elbette ki ama en azından yazdığım şeylerde birazcık da olsa zeka pırıltısı görsem hoş olurdu.weya şu an sadece homurdanıyorumdur.yazmaya üşenen tembel bir adam olduğumu kabul etsem daha iyi sanki.hep daha gencim diyorum ama sanırım bu bir kaçış.hayatın akışına girdikten sonra da memur zihniyetiyle neme lazım derim.sömürüldükçe derisi daha çok tenine yapışan,yapmak istediği şeye takati olmayan bir mühendise dönüşmeden bir şeyler yapsam aslında o güne bir referans olabilir.ya da ewren bana güzellk yapsın diye bu tür karamsar düşüncelerden uzak durur paralel ewrenlerde yazarlar ne halt karıştırıyorsa ben de burda öyle bir şeyler yapmaya çalışayım.hem sorsaydın birkaç ay önce mutlu olmaya değicek şeylerin çok büyük çabalar gerektirdiğini,kimin böyle bir eziyeti sonunun ne olacağını bilmeden kabul edeceğini anlamadığımı we ws gibi şeyler anlatırdım.demek ki bir şeyler değişebiliyor.bakarsın bir sene sonra patlayıcılar üzerine uzman olan bir inşaat mühendisi olmak benim için hayatın tek anlamı olur.gerçi bunun için öyle bir bakmalısın ki bu tanrısal bir bakış olmalı.kaderimi gözleriyle etkileyebilecek bir bakışa sahip olan tek bir insan tanıdığım göz önüne alınırsa ben sewdiğim şeyleri istemeye dewam edeyim.bir gün çok fena bir yazar olma isteği kalbimdeki yerinde kalmaya dewam etsin.çocukça we masum bir istek bu.gerçekleştirdiğimde içimdeki çocuğa göndermeler yapabilirim.ya da benim hep arkamda olan beni hep destekleyen kadına.bu tip şeylere özeniyorum anlaşılan.herkesin özenmesi gereken bir şey war elbet.ben de saatlerdir daktilonun başında yazdıktan sonra sewdiceğimle entel sohbetler yapmak we yazının gelişimiyle(hatta dewinimiyle)ilgili bireynsıtormingler falan yapmak istiyorum.üstüne bir rakı masası kurup ertesi akşam da maça gitsek birlikte bu entel hawa dağılır mı diye de merak ediyorum.


bu kadar saçmalık yeter gunce efendi.yeni yaşından gün alan sewdiceğime gelsin.
selami şahinden seninle başım dertte ne yapsam bilmiyorum.hehe.şaka şaka.




istanbul
hosting