31 Mart 2010, Çarşamba
saat: 19:15


Bisikletimin frenlerini artık yaptırsam iyi olucak sanırım,
bugun yine çarpıştık birisiyle
hayatımın bir parçası oldu sanki bu çarpışmalar
alıştım artık bam güm gidiyorum her gün.
Çanta hazır bekliyorum,
havalanına girer girmez,
her zamanki sabahlama köşemi kapmam lazım.
Çok seviyorum bu havaalanını,
her defasında saatimi saat sabah 4e kuruyorum
çünkü temizlikçiler uyuyan herkesi uyandırarak
koltukların bulundugu kısmı açıyorlar.
Bense her defasında 4e 10 kala kalkarak
yavaştan yollanıyorum koltuklu köşeye,
en büyük zevkle en güzel köşeye yerleşip
uykudan fırlayan insanları,
uyumaya devam edebilmek için
koltuklara doğru yaptıkları çekişmeyi izliyorum.
Herkesin yüzünde bir çelişki oluyor haavalanlarında,
sanki herkes vatansız hissediyor kendini,
ne ayrıldığı yere ait artık,
ne de gideceği yere ait olabileceğinden emin.
Bakalım bu akşam neler olacak vatansızlar memleketinde,
Yola çıkmak lazım artık.

Yarın sabah çölde uyanmak dileğiyle...

There is a pleasure in the pathless woods; There is a rapture on the lonely shore;
There is society, where none intrudes,
By the deep sea, and music in its roar;
I love not man the less, but Nature more...

Lord Byron





istanbul
hosting