|
01 Nisan 2010, Perşembe
saat: 11:13
Evimizi yerleştirdik dün akşam; halılarımızı bile yaydık :o) Cuma günü LCD ekran televizyonumuz geliyor kısmetse, cumartesi akşamı da perdelerimizin geri kalan kısmı takılacak salonun ve çalışma odasının.. Yatak odamızın ve ütü odasının perdelerini hafta başında takmıştık.. Yatağımızda geldi salı günü. Dün akşam bazanın üzerine koyduk üzerine oturup rahatlığı konusunda hemfikir kaldık aşkımla :o)) Gelinliğim de hazır olmuş dün arayıp sölediler; cumartesi günü eltimle çıkıp alacağız :o)) Heyecanlıyım gelinliğimi giyeceğimi düşündükçe de artıyor bu heyecanım :o)) Zaman azaldı güncecim.. Eksiklerimiz var tabii ki ama hepsi bir çırpıda hallolacak Allahın izniyle.. Öyle güzel bir ailem olacak ki şanslıyım güncecim.. Herkez üzerime titriyor, sevgilerini hissettiriyorlar.. Eltim hiç olmamış ablam kadar yakın bana.. Hele ki iki tane oğlu var özellikle de küçüğüne aşığım :o)) Yenge demesi çok hoşuma gidiyor :o)) Sanırım aşık olmamdaki ana faktör amcasına olan aşırı benzerliği.. Hareketleri,davranışları küçük aşkım o beniim.. Büyük oğlu izmirde okuyor, sırf oda nikahımızda bulunsun diye 24 nisan'a aldık nikah tarihimizi.. İyi de oldu.. Tam bir ay daha bekleyecektik aksi takdirde.. 23 nisanında resmi tatil olması cuk diye oturdu.. Merkezdeki ve şubelerdeki arkadaşlarımda gelmeyi çok istiyorlar çünkü.. İnşallah herkes yanımda olur inanılmaz mutlu olacağım gelirlerse.. Siralimde gelecek :o)) Onun da yanımda olmasını çok istiyorum çünkü.. Kınamda da ilk etapta gelinliğimi giymeye karar verdim.. Nikahıma gelemeyecekler olabilir o yüzden ilk etapta gelinlik giyeceğim; ardından kına gecesi için aldığım kıyafeti giyeceğim.. Heyecan verici gelişmeler bunlar.. Uzun lafın kısası kaldı 23... Ve biricik babacığım seni unuttuğumu sanma sakın bu yoğunluk içerisinde.. Her akşam seni yaşıyoruz ailecek..Bütün bu telaşeler içinde içimi yakan tek eksiğimsin.. Gelemedim ziyaretine birtanem.. Affet kızını nolursun.. Biliyorum yanımda olduğunu; beni izlediğini biliyorum.. Hissediyorum.. Ancak engel olamadığım tek şey, yüreğimdeki o sızı, özledikçe burnumun direğinin sızlaması.. Dün akşam evimden geldikten sonra kardeşimle bana ait defter ve kitapları ayırdık.. Bir defterim vardı içinde şiirler yazan.. Tam orta yerine koymuşum resmini unutmuşum.. Gencecik hatta çocuk halini.. Siyah gözlüklerin var gözünde.. Sinek kaydı traşınla her zamanki gibi inanılmaz yakışıklısın babacım.. İçimi yakan özleminle kızın yeni bir dünya kuruyor babam.. Yokluğun her geçen gün içini acıtsa da sana layık bir evlat olmanın çabasıyla.. Evimin bir köşesi varki bursa manzarası var babacım.. Tam orda camın kenarındaki o koltukta hayal ediyorum seni.. Elinde çok sevdiğin ve benim elimden olduğunda keyifle yudumladığın kahven.. Konuşmuyorsun babacım.. sesin yavaş yavaş siliniyor hafızamdan.. Sadece o masum gülüşün benliğimde.. O köşede, elinde kahven, karşında Bursa manzarası, sessizliğin ve o masum gülüşün.. O kadar özledim ki seni.. Gözümden akan yaşın sebebi özlemin... Dönsen ya artık; gelsen ya artık... Bilsem ki dönebileceğin bir yolda olsan.. Bir telefona baksa gelişin.. Ve otursan evimin de baş köşesine; yüreğimin baş köşesinde olduğun gibi.. Özlemimsin.. Dinmeyen en büyük acımsın babacım.. Seni çok seviyorum.. Mekanın cennetten bir bahçe olsun.. | ||
|
|
||