|
01 Nisan 2010, Perşembe
saat: 20:21
Virginia Woolf için şakacıydı dersek? Virginia Woolf'un şakacı bir yanı olduğunu söylesem bana inanır mısınız? Muhtemelen çoğunuz o kadar keder taşıyan bir kadın için bu sıfatı doğru bulmaz. O zaman size Dreadnought Şakası'nı anlatmak istiyorum, ki aslında kendisi literatüre bile (bkz: Wikipedia) eşek şakası olarak geçmiştir. 1910 da gerçekleştirilen bu şakanın fikri Horace de Vere Cole a ait. Cole, kendilerini Etiyopyalı Kraliyet delegasyonu olarak tanıtıp Kraliyet Donanması na kendi ülkelerinin bayraklarını (daha doğrusu imkanları dahilinde olan bayraklarını) çekmelerini sağlamıştı. Bu eşek şakası sonucunda Büyük Britanya, Bloomsbury Grubu nun doğmuş olduğunu farketmişti. Cole un beş arkadaşı da bu şakanın bir parçasıydı; o zaman Woolf soyadını almamış olan yazar Virginia Stephen, kardeşi Adrian Stephen, Guy Ridley, Anthony Buxton ve sanatçı Duncan Grant. Ekip tenlerini boyayarak ve türban takarak kılık değiştirmişti. Fakat bu şekilde kılık değiştirdikleri için hiçbir şey yiyememişlerdi, malum makyajları bozulursa her şeyin sonu olurdu. Adrian Stephen da ekibin tercümanı rolünü üstlenmişti. 7 Şubat 1910 da dananın kuyruğunu kopardılar. Cole un bir suç ortağı 20. yüzyılın başlarında hizmete girmiş en baskın savaş gemisi türü olan ve Weymouth ta demirlemiş olan HMS Dreadnought a bir telgraf gönderdi: Gemi Etiyopyalı bir grup prensin ziyareti için hazır halde getirilmeli. Telgraf ise sözde Büyük Britanya Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Sir Charles Hardinge tarafından imzalanmıştı. Kendini Büyük Britanya Dışişleri Bakanlığı ndan Herbert Cholmondeley olarak tanıtan Cole ve ekibi Weymouth a gitmek için özel bir tren istedi. İstasyon şefi bu isteği hemen yerine getirdi. Weymouth da prensleri şeref kıtası bekliyordu ama kimse Etiyopya bayrağı bulamadığı için donanma Zanzibar bayrağı ve marşı ile ekibi karşıladı. Ziyaretçiler ise bunun farkına varmadı. Ekip filoyu denetledi. Minnettarlıklarını göstermek için Yunanca ve Latince kelimeler geveledi, aralarından en seçilebilen ise Bunga Bunga oldu. Ekip seccade isteyip bazı ordu üyelerine şeref madalyası takmaya kalkmış. Cole ve Virginia Woolf un arkadaşı olan bir ordu görevlisi bile onları tanımamış. Trendeyken Anthony Buxton hapşırınca sakalı yerinden fırlamış neyse ki kimse farketmeden takabilmiş. Cole işi abartarak trendeki görevlilere kendileri gibi asillerin sadece beyaz eldivenlerle yemek yiyebileceklerini söylemiş. Bu da aslında makyajlarını tehlikeye atmamak için söylenen küçük bir yalanmış. Londra ya döndüklerinde bu eşek şakası ortaya çıkmış. Cole da Daily Mirror gazetesine prenslerin bir fotoğrafını göndermiş. Gazete prensleri tarif ederken rengarenk ipekten kuşak ve türbanları, altın kolyeleri, beyaz eldivenleri ve ağır nikah yüzükleri olduğunu yazmış. Kimse bunun nasıl ortaya çıktığını bilmiyor ama kostümcülerden şüphelenen olduğu kadar Cole un kibirinden de şüphelenen var. Çünkü 14 Şubat ta Deniz Mahkemesi nde yayınlanan memoda bir adamın telefon açıp olayın iç yüzünü anlattığı yazılıydı. Ekibin barışçıl görüşleri bir utanç kaynağı olarak görüldü ve donanma alay konusu haline geldi. Akabinde donanma Cole un tutuklanmasını istedi. Fakat Cole ve arkadaşları hiçbir yasayı çiğnememişti. Sonra donanma iki görevli göndererek Cole u dövmek istedi, Cole tabii ki karşı çıkarak asıl onların dövülmesi gerektiğini çünkü asıl onların kandırıldığını söyledi. Fakat gün geldi gerçek Etiyopya Kralı II. Menelik İngiltere yi ziyaret etti. Kral bu ziyaretinde İngiliz çocuklar tarafından Bunga! Bunga! sözleriyle kovalandı. Kral donanmayı gezmek isteyince daha fazla rezil olmayı göze alamadığı için bu isteği reddetti. Malum yalancı çoban hikayesi boşuna anlatılmaz. Tabii bu durum yakalarına bir yapıştı, pir yapıştı. 1915 te Birinci Dünya Savaşı sırasında HMS Dreadnought bir Alman denizaltısını batırınca gelen tebrik telegraflarından birisi BUNGA BUNGA olmuştu. Bu eşek şakasını asıl kaydı ise tercüman rolündeki Adrian Stephen tarafından kaleme alınmıştı. Dreadnought Hoax 1936 da Virginia ve Leonard Woolf un Hogarth Press yayınevinden çıkmıştı. 2530 kopya basılmış ama 1530 kopya kağıt hamuruna çevrilmişti. İşin bir diğer boyutuna bakacak olursak, bazı eleştirmenler bu eşek şakasının Woolf un Orlando adlı eserini yazmasında büyük bir etkisi olduğunu söyler. Ki ben de bunda gerçeklik payı olduğunu düşünüyorum. Futuristika-Pınar İlkiz | ||
|
|
||