02 Nisan 2010, Cuma
saat: 01:53


Son sınav psikolojisi. Ya çalışamazsın, ya da deli gibi çalışırsın ya. Ben çalışamıyorum. Aslında diğerlerine de doğru düzgün çalışamamıştım ki, kimi kandırıyorum ben. Artık olmuyor. İstek, arzu yok. Baskı çok. Öğrenmek değil mezun olmak amaçlı bir sene geçirince böyle oluyor. Neyse, boşver.

Ara ara garip hayallere dalıp gidiyorum. Çok garip, özlediğim bir şeyler var, gözümün önüne devamlı gelen, unutamadığım biri var. Ama hiç üzülmüyorum, hayatım tam gaz devam ediyor. Zaten unutma derdinde de değilim. Öyle kendi haline bıraktım bu duyguyu. Utanmasan keyif bile aldığımı söyleyeceğim ama o kadar da uzun boylu değil sanırım. Bugün kendimi bir an sevdiğim biriyle doya doya öpüşürken hayal ederken buldum. Sevişmek değil, elleşmek oynaşmak değil. Sadece öpüşmek... Onunla ilişkimizin ilk sallantısını yaşarken, uzun süre sonra ilk kez birbirimiz gördüğümüzdeki gibi. Arabaya biner binmez, hiç bir şey söylemeden öpüşmeye başladığımız gibi. Ya da 6 sene önce Lise 2'de hayatıma girmiş en çirkin kız olan Irmak'la saatlerce öpüştüğümüz gibi. Sanırım kişi de önemli değil. Sahneler var. Sahnelerde ben önemliyim. Benim o an hissettiğim önemli. İstediğim ne o, ne başkası ama o his; Doya, doya öpüşme hissi. Suzan'dan ayrıldıktan sonra bu garip ve devamlı değişen duygular hep benimle. Tutarsızlık sadece karşı cinse karşı. Bazen cinsel hayatın fazlasıyla renklenmesi. Sonra, belki şimdiki gibi, biraz isteksizlik... Hayır ibne olduğum yok. Sadece angarya geliyor bazı şeyler. Bu, bu kadar. Ders çalışmam lazım.



istanbul
hosting