|
02 Nisan 2010, Cuma
saat: 15:29
senin doğmadan önceki tekmelerini sayardım şems.. aynı kadının karnında yaşadığımızı unutmadan.. kulağımı dayayıp bir kış günü seslerini dinlemeye çalışırdım.. sonra doğumunda kırılan omzun yüzünden geceleri sırayla kalkar yatışına bakardık.. şems canın acıdımı biz daha fazla acırdık.. hatırlamadın ama unutma bunları.. uyandığında yatağını ıslatırdın her küçük insan yavrusu gibi.. inanmazsın şimdi boyun benden uzun ama götünü ben yıkardsım şems.. ılık suda.. sonra beyaz havlularla kurulardık o kıymetli kıçını.. bilmezsin tabi seni yedirmek için çabalrdık.. ağlamanı susturmak için emziğine reçel koyardık.. yıllar geçti tabi insan hafızası nankör.. unutur insan.. şems.. insansın doğandır unutursun.. hatırlayamasız.. sonra büyüdün ayaklandın.. düştün burnunu kırdın.. beceremedik bi süre mutlu olmayı.. yada gülümsmeyi.. her daim elimizin ulaşabilecei yerlerde arkanı koladık.. haberin olmadı pek çok yerde ben yoktum ama arkanda gölgem vardı.. khalkedon dediğin krallığın en bilinmeyen veliahtının kardeşiydsin ya.. tanınırdın sen tanımasan da.. haberin ilk bana uçardı.. sen unutma bunu.. bunları.. hatırla ama.. hatırlaki günü birinde boşluk hissedersen tanımadığın yosmalardan kalbinde açılan yaraya.. sen yine bizi bas.. kan kokusu ezberimizde.. sevgi bir karşılık beklemz "abi" dediğin ise bir ömür.. sen bizi unutsan da bunu unutma ama.. | ||
|
|
||