02 Nisan 2010, Cuma
saat: 21:00


konuştunuz..
konuştunuz..
hayatımı benim duymamı yasaklayacak şekilde birbirinize eleştirdiniz de eleştirdiniz..durmadınız..üzerimde bir anda patlaymayı düşündünüz..gülümseyen suratımı yere vurmak istediniz..
derler ya "dostlar sağolsun"..
üzülmeliydim belki de duyduklarıma..ama sevinmekten başka bir şey yapamadım..bilmek bilmemekten kat kat daha iyidir..
e peki ben ne yaptım..beni toplum normlarına oturtmaya çalışan konuşmalarınız arasından kendi kendinize bakmanızı sağladım hiçbir şey demeden..sonunda ne çıktı sarhoş ağızlarınızdan; "aslında yaşama şeklini kıskanıyorum" ..
bilmeme rağmen, her şeyi bilmeme rağmen dediğim tek şey şu oldu; "nasıl hissediyorsan öyle yaşa"
her şeyi göze aldım..söylenecekleri, bana yapılacakları, acıları, mutlulukları, daimi bunalımı ve daimi hazzı..sonuç nedir? içinizde sakladıklarınızı içinde tutmayıp ortaya döken biri var ve kahkahalar atıyor..kıskançlığınızı bile içinizde saklıyorsunuz..her şeyi saklıyorsunuz..duygularınızı, hayatınızı içinizde saklıyorsunuz..sonra da bana içte içe çürüdüğümden bahsediyorsunuz..ben oyunumu açık oynuyorum..nefes alıyorum ve üzerinize üflüyorum içimde ne varsa..
saklamayın ve sadece yaşayın....

;)

istanbul
hosting