|
03 Nisan 2010, Cumartesi
saat: 16:55
iki boyutlu haritalar etrafımı sarmış,tatları sentetik..nooldu sıkıldın mı? yok yok kendime değil sana söylüyorum..bak şuan gözbebeklerin aslında benim şuan dokunduğum klavyemdeki tuşlarda geziniyo.yani ne oldu? benim şimdimle senin şimdin birleşti.böyle sonsuz tane şimdiler var işte.boşuna dememişler hayat şimdilerden ibaret diye.şimdi tekrar soruyorum sıkıldın mı? ben de böyle zaman zaman sıkılıyorum.zaman zaman.şimdi şimdi.bütün şimdilerimi böyle geçiriyorum belki de.senin şimdilerin nasıl geçiyo? bir sürü insanın şimdileri benimkiler gibi değildir diye umut ediyorum.en azından birileri şimdilerini iyi geçiriyodur heralde.burda hava süper. az çnce camı açtım ama tırsıp hemen kapattım.aslında ferah hava falan güzel geldi hoşuma gitti.ama etraftaki insanların şimdileri bana bulaşmasın diye kapattım hemen.korktum hep şimdilerimde insanlardan çünkü.sen korkar mısın? öğrenilmiş çaresizlik evet.:)yan etkisi? can sıkıntısı:) ben bana öğretilmiş yaşam ödevlerimle boğuşurken sen hangileriyle uğraşıyosun? şuan nerelerde olmak istediğimin o piramidin tepesinde oturan altından ırmaklar akan türlü türlü meyvelerle donatlmış bahçelerinde dolaşan bikaç insanın gözünde hiç önemi yok.. huzur isyanda mı ki? onu bilmem de şunu söyleyebilirim huzur kaosta deil.bu taraflara gelme olur mu? bana susmak öğretildi.hem genlerimden geçmedi mi bu suskunluk bana? yada o kutsal hemşirenin şşş yapan parmağından mı kaydettim? benim hemşirem.benim kasabım...kasaptı evet gözümde..giderek daha da kasaplaşıyo.bu gün kanımdan olan küçük versiyonum o kasabın yanında :)) onun şimdisini kokluyo.ne kadar korkunç o kasabın şimdileri!!!! ne kadar acılı,sancılı o koku!!!!benim çocukluğum o kokuyu işledi hafızama..o kasaptan nefret ediyorum şimdilerde..hiç aklıma gelmemişti ondan nefret edeceğim...napıyolar şuan acaba? keşke kasabım olmasaydı.eksikliğini hissetmeseydim bi babanın.'baba' kelimesi yazmaktan bile zorlandığım şuan nefesimi genişleterek yazdığım şimdimde parmaklarımın dokunduğu tuşlar! anlatamadım.kendime bile anlatamadım ki sen nasıl anlıycaksın dimi? :) anlama boşver. zaten bu benim şimdim değil mi? halini hatrını sormuştum senin değil mi bu arada? hala burda mısın sen? benim kasabım seninkini döver...benim şarkım çıktı işte!!!!!!!!!!!:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D bak sen de dinle bunu süper:)) depeche mode'un wrong şarkısı.bliyosan şuan dinle.bilmiyosan o ne be öyle deme.aç you tube u yaz dinle. bu arada telefon çaldı koştum ama yine arayan telefon hatlarındaki yanlışlıkmış.arada bi yokluyo öyle.arıyo açıyorum susuyo. bu yazıyı da nereye bağlıycam çok merak ediyorum.kasap masap şimdiler... of şimdi burda böyle oturuyo olmamalıydım işte! olmamalıydım! neden ? çünkü bikaç tane orossspu çocuğu moron hayatımı ve milyonlarca insanın hayatını harcadığı için..neden şuan burda oturmuş bunalımın dibine vuruyorum? işte onlar yüzünden... yatacak yeriniz yok! demek istiyorum bünyemdeki bütün arabesk hücrelerimle!! sıkıldım bak yine... ben şu yaşadığım anları sevemedim bi türlü.sevmeye çalışmadım da değil aslında..birileri şimdilerinin tadını çıkarırken burda oturanın ben olmamı sevemedim.kimsenin ben olmasını istemezdim zaten......... piyango bana patladı.sen de böyleysen üzgünüm sana da patladı:) biz olmak görevimse yaşamımın bu bölümünde gelişim görevim olarak,ben böyle biz olmak istemiyorum!!!! istemiyorum iştee!!! ben olamamışken biz nasıl olurum ben.kendime bile yetemezken bizin yükünü nası taşırım..ben olmanın ideal benlik tasarımımla hiçbi alakası yokken nası devam ederim...nasıl sustururum kendi sesimi? nasıl bastırırım? nereye kadar bastırıcam? bence bu freud un teorisi biraz farklı işliyo.hani şu süper ego,ego ve id olayı.süper egom benim öğrenilmiş çaresizliğim aslında..çocukluğumun beynime kodladığı kasap babam,hemşirem..hemşiremin şş yapan parmağı..yapma..düşünme..davranma..dediklerim.etrafımdakilerden bana bulaşan mükemmel toplum dogmaları! idim özgürlüğüm.idim nefes alma isteğim.isyanım hayatıma şimdilerime.egom da dengeleyicim.arabulucum.idimin alt kattan yaptığı baskıları 'bastırma' savunma mekanızmasıyla hiçe saymak isteyen yanım.bastırarak unutuyorum.çaresizliği öğreniyorum.ama işte tam bu noktada bence farklı işleyen şey.bu basınç idimi öyle sıkıştırıyo ki yerim kalmıyo.yeni gelen hayal kırıklıklarım bastırılıp ide istif edildikçe bir taraftan aşşağı inen bastırılmışlıklarım bir taraftan da vahşi idimden dürtülerimi taşırıyo...zavallı egom...ne çok çalışıyo sökükleri dikmek için..kayığa dolan suları boşaltmak için...zaman zaman o kayıktan atlayıp id denizimde yüzmek dalgalarıma yüzünü dönmek kabaran suların çarpışına kahkahalar atmak geliyo içinden..ama işte nerde?? o bunları düşünürken süper egom iş başında tabi..mesaini tamamla! düzgün çalış! naralarıyla vuruyo kırbacı sırtına sırtına... zavallı egom..zavallı idim.... çişim geldi.tutamıyorum daha fazla..gidiyorum..şimdilerini de harcadım bi güzel..gidiyorum..:D sıkılıyorum.................. | ||
|
|
||