03 Nisan 2010, Cumartesi
saat: 19:18


Yalanlardan arınarak gel bana. Çevrendeki kadınlardan öğrediğin oyunlarını bırak gel. Onlarda gördüğün hileleri,sana doğruymuş gibi anlatılan yanlışları bırak da gel.

Beni onlar gibi sanma. Bil ki benim sevgim seni karşılıksız seven,senin kötülüğünü istemeyi bilmeyecek kadar saf bir tavşanın sevgisi gibidir.

Seni sen olduğun için sever o. Sen onun sahibisindir ve senin sesine koşar gelir. Aç olsa bile sen onu sevmeden yemek yemez. Çünkü o sana açtır. Yemek boldur ama sen bir tanesin.

Küçük şeyleri düşünmeden gel bana. Çevreni önemsemeden gel. Seni tüm kalbimle severim. Çok basittir aslında sevgim. Ama bunu anlaman uzun sürer. Dedim ya duvarlarını yık da gel bana.

Seni en paspal halinle severim ben. Makyajlar,topuklu ayakkabılar,straplezler sökmez bana. Ben baktığım zaman gözlerinin içinden kalbinin içini görürüm. Adım atışından planlarını anlarım.

Bir çocuğa yaklaşır gibi gel bana. Hani içinde hiç art niyet yoktur ya onun. Öyle düşün işte.
Hiç birşey düşünmez onlar. Sadece içinden geleni yapar. Ben de öyleyim işte.

Sevmeyi öğren de gel bana. Ben senin rakibin değilim. Kalbim ile kalbinin arasındaki uzaklık
erler meydanı olmasın. Benimle savaşmak için gelme bana.

Mutluluğu hissetmek istiyorsan gel bana. Senin yaralarını sararım ben. Kalbimde hala hiç dokunulmamış bir yer ayırdım senin için. En saf halinle sevebilmek için seni.


Mattheus Felix


istanbul
hosting