05 Nisan 2010, Pazartesi
saat: 00:21


Garip günler, baya garip. Perşembe, cumartesi, pazar, garip hep. Cuma o kadar değil.

Perşembe'nin daha tuhaf olmasını bekliyordum, ama farklı tuhaflıklarla geldi. Meneviş'in gelmesi, Felahların gelmesi, Günizi'nin gelmesi, iyi yorumlar, tuhaf yorumlar, ama pek de umrumuzda olmaması. Hatta konserin konser hissiyatından çok provayı insanlara açmışız hissiyatına yakın olması. Az seyirci, kötü soundcheck, vs. İyiydi yine de, iyi kılan detaylar vardı, Ali vardı, insanlar vardı...

Cumartesi ekstra garip. Daha giyinirken kendime "bak bunu onbeşbin kez konuşmuş olabilirsiniz, ama beklenti sahibi olma" diye uyarmıştım kendimi, ama tabii insan ne yaparsa yapsın oluşan beklentilerden uzaklaşamıyor. Saçma bir şekilde çok bozuldu moralim, ama Ali'yi de suçlayamadım, yedibin insanı mutlu edicem diye uğraşıyordu o da sonuçta. Halbuki eğlenceli de partiydi. Topukluydum ama dans ettim. Kendi tepkili halimi sevmiyorum ama. Kontrolden çıkıyorum tepkilenince.

Peki Zafer'in sarhoş kafayla "Ya ben Koray'ı özledim" demesi, benim moralim bozukken? Benim ona "Zafer bi siktir git" demem? Sonra açıkladı gerçi, işte ben seni korayla tanıdımdı da ondan öyle ama aliyi de çok seviyorum da bilmem ne...

Bugün ise tüm güzelliğine tüm tatlılığına rağmen tuhaf bitti. Garip.

istanbul
hosting