|
06 Nisan 2010, Salı
saat: 15:09
Duygu ve mantık arasındaki ince çizgide gidip geliyorum güncem. Şöyleki; üzerimde bir NEO ve Mr. Anderson durumu var. Gündüzleri yasal bir şirkette mantık yürüterek yaşamımı sürdürüyorum Mr. Anderson gibi, fakat gece olunca duygularıma yenik düşüyorum ve 40 yıl düşünsem aklıma gelmeyecek şeyler bir saniyede beynimde canlanabiliyor. ve işin en kötü tarafı; beynimde oluşan bu görüntülere kendim de inanıyorum. bunun acil tedavisini bulmalıyım günce. 7/24 sadece mantığımı kullanmak istiyorum. hormonlarıma ve duygularıma yenilmek istemiyorum ben. onları geri plana atıp hatta mümkünse bir daha hiç çıkamayacakları bir yere kilitlemek istiyorum. Ben mutluluğu duygusuzlukta buluyorum güncem. Hissedilmeden mutlu yaşanabilecek duygular. 1. can sıkıntısı; sürekli bişilerle uğraşmalıyım. 2. kıskançlık; başkalarında olup bende olmayan şeyleri kafama takmamamlıyım, benim de olacak; belki de geçmişimde olmuştur. geçmişte kapsamlı bir arama yapmalıyım, ve bulunan sonuç olumluysa "haha ben de zamanında bunu yaşamaştım fakat sıkıldım" diyerek kendimi telkin etmeliyim. bulamazsam elbet benim de sahip olabileceğim bişiydir. bazı şeylere sahip olamam napalım onda da ilahi güçlerin parmağı vardır. 3. aşk; mutlaka bi yerde biticektir! er ya da geç, kendimi tanıyorum. duyabileceğin en fazla şehveti duy, yanlız geçireceğin zamanlarda gerekecektir. 4. kin; kin duyma ki alınacak öç olmasın bu da nefreti körüklemesin, Bir sonraki hamleyi görmeden yaşama! olacaklara hazırlıklı olmadan, planladığın hiç bişeyi yapamazsın. Bu kendine verdiğin tavsiyelere uy! akşam olunca yine kendini koyverme! Hadi bakalım... | ||
|
|
||