|
07 Nisan 2010, Çarşamba
saat: 16:26
kocaman bir es'ten sonra aklıma düştün günce hazretleri. Bu aralar çok eğleniyorum ilk vizeler bitti, Macaristan'a gidiyorum (bu arada iso geliyor ben gidiyorum onun kıskançlığı var broyla fink atacaklar ve birimiz yepyeni bir hayata başlamadan önceki son buluşma olacak :( artık hep hayatımızda olacak bir eniştemiz var, bunu düşünmek mutlu ederken tuhaf da geliyor bir yandan, neyse artık uygun bir zamanda eve baskın yapılacak türlü şebeklikler eşliğinde) Staj sınavını kazandım yazın Paris'teyim galiba. Okulun son iki ayı artık; yıllıklar, yazılar, resimler, son piknik planları, durduk yere dolan gözler, son bir telaş aman şunu da yapalımlar.... Beş yıl hiç geçmeyecek sanıyordum... Bu evi nasıl bırakıp gideceğiz? Sık sık bu soruyu sorar olduk birbirimize... kafasına battaniyesini çekmiş uyuyor karşı kanepede, bir de kedimiz olsaydı "huzur" koyardım şu anın adını. Yazmak istiyordum aslında ama bu kadar yeterli, kahve vaktim gelmiş. Bu arada şekeri bıraktım 20 gündür şeker kullanmıyorum ne güzel şeymiş, meğer çay kendinden şekerliymiş bunu öğrendim, saol brocan, kuzen ve cancan :))Bro şimdi şeker hakkında kesin şöyle der: E ben sana diyorum beş yıldır şekeri bırak alışırsın diye ! :) Bu aralar pek bir mutlu ilk kez rejimine ortak oldum, YAŞASIN SAĞLIKLI YAŞAM :))) saat: 17:34 "Gitmek fiilinin altını çift çizgiyle en güzel trenler çizermiş." demiş Hasan Ali Toptaş bu adam hep yazmalı ya sonsuza kadar yazmalı! | ||
|
|
||